Düşünüyorum da, belli olmaz, gün gelir belki,
Kusurlarımı gördüğünde kaş çatmaya başlarsın;
Aşkın, düşünüp taşındıktan sonra, der ki,
İyisi mi artık şunun son hesabı kapansın.
Olur ya, bir gün tanımadan geçersin yanımdan,
O güneş misali gözlerinle selam bile vermezsin;
Aşkın, geçmişin kimliğini atmış olur sırtından,
Dilediğince gerekçe bulur takındığı surat için.
İşte o güne karşı alıştırıyorum kendimi şimdiden,
Haddim neyse onun bilincine sığınıyorum;
Gelebilecek yasal dayanaklara karşı senden,
Elimi kaldırıp savunma yapmaya hazırlanıyorum.
Zavallı beni terketmen için yasaların gücü arkanda
Oysa beni sevmen için bir neden gelmiyor aklıma.
Bir şehrin en güvenilir yeri, demek sence kütüphanelerdir. Çünkü kitaplar seslerini yükseltmezler. Bu yüzden kütüphanelerde derin bir sessizlik vardır. Sonra kitaplar tozlarını üzerimize üflemezler. Bu yüzden elbiselerimiz hep beyaz kalır, değil mi?