Şinda

Şinda
@sndaks
MEB | Psikolojik Danışman
27 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Bak, hayat yine çağıldıyor dışarıda. Onunla ve onda derinleş. Derinleş. O kadar derinlere in ki, kaderin sana gülümsediğini gör. Kimseye kendi kalbinden öte bir yurt yok. Oraya Cihan’ı sığdırabilirsen, ne mutlu sana!
Reklam
Ey hayatı eksiklik duygusuyla yaşayan ve hiç gelmeyecek baharı terennüm eden nazenin ruh, bırak kendinle uğraşmayı. Senden yardım bekleyen bir dünya var bak dışarıda. Bir insana çare ol. Bir yurtsuza barınak ol. Kendi evine korkmadan yürü, kendi çocukluğuna kavuş. Şifa veren, seni erişkin hayatına yaralı bir ceylan olarak saldıysa, bu diğer yaralanmışlıları daha iyi anlayabilmen içindir. Onları iyileştir. Onlarla iyileş.
Oysa azar azar çürüyor vücutlarımız. Söyleyecek sözlerimiz tükeniyor. Aynı kelimelerle konuşmaktan dilimiz aşınıyor. İnandığımız ülküler politik propagandayla kirletiliyor. İnandığımız insanlar, hayatın bir yerinde bizi hayal kırıklığına uğratabiliyor. Bazen kendimize şaşırıyoruz. Yalan söyleyebilme yeteneğimize, kendimizi kandırabilme kudretimize. Hayat ilerledikçe, kendi cehennemimizin kara deliğine doğru çekiliyoruz. “Herkesin bir kez kendi cehennemine inmesi gerekir.” demişti Cesare Pavese. Kimimiz, hiç oradan çıkmıyor. Kimimiz aldanmışım vaatlerine kanarak orayı cenneti sanıyor.
Sessizlikle iyileştirilmesi gereken anlar vardır. Bazı anlar sadece susuşla onarılabilir; sadece susmak, o andaki çaresizliği, dehşeti ve öfkeyi giderebilir.
İnsanın kendi dertlerini çok fazla önemsemesi, aslında birçok ruhi sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. İnsan gerçeğin ne olduğuyla, onun ne olduğunu düşündüğü arasında ayrım yapmakta zorlanıyor. Gerçek ile kurmaca çoğu zaman iç içe geçiyor. Özellikle de kafasındaki önermeleri sınamanın ona acı bir maliyeti olabileceğini düşündüğünde, gerçek ve kurmacağı ayrıştırmak zorlaşıyor.
Reklam