Şinda

Şinda
@sndaks
MEB | Psikolojik Danışman
27 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·246 syf.··
2020 2. kitabı
Özümüze ve değerlerimize dönebilirsek psikolojik ve sosyolojik tüm sorunların üstesinden gelebileceğimizi anlatan ve bunu insanı etkileyen kesitlerle açıklayan harika bir Kemal Sayar kitabı. “Son söz niyetine:Yavaşlayın! Bu hayattan sadece bir defa geçeceksiniz.”
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
Reklam
İnsanın sessizce yaşayacağı bir histir keder, içe doğru derinleşme sağlayan, insanı manevi yönden olgunlaştıran, dünyanın kırılganlığını ve geçiciliğini duyuran bir his. Kederin artık ilerlemiş bir boyutu olarak değerlendirebileceğimiz depresyon, bir sosyoloğun betimlemesiyle, “kendi olma yorgunluğu”dur. İnsan bazen kendisi olmaktan yorulup ümitsizliğe düşebilir. Ama bu sürecin sonunda kendisini zenginleştirebilecek bir tecrübe edinir, hayata dair bir bilgi devşirir buradan.
Ümitsizliğin gölgesinde yaşıyoruz, ruhu döven keder dalgalarıyla yaşamayı kabullenmemiz gerek. Keder bize her şeyin sahibi olmadığımızı, zamana hükmedemediğimizi, hayatı keyfimizce yönetemediğimizi gösterir. İnsan aciz, varlık kırılgan. Bu dünyada yalpalayan varlığımız ancak ümidin ve anlamın kılavuzluğunda sukün bulabilir. Anlatacak bir hikayemiz, yularımızı bağlayacağımız bir aidiyet, bize yön ve ufuk tayin eden bir anlam olduğunda ışıklanır hayat. Keder, bizi önünde gidilecek uzun yolların bulunduğu bir çocuk kılar.
Bu hepimizin hikayesi. Kendini kandırmanın cehenneminde en dindar, en partizan, en namuslu, en vatansever taklidini yapıyor da olsak, ruhun en derinliklerinde uykuya yatırdığımız bir gerçek geriniyor. Onunla karşılaşmamak için, köşe bucak, olduğumuz kişiden olmak istediğimiz kişiye kaçıyoruz.
Hepimiz kırılgan varlıklarız. Hayat hakkında bir düş kuruyoruz, sevdiklerimizle sonsuza dek birlikte olacağımızı, bela ve musibetlerin bize erişmeyeceğini hayal ediyoruz. Oysa hayat yordanamıyor. Ani sıçrama ve kırılmalarla seyri birden değişebiliyor. Hayat ırmağımız, bazen karmaşalar, beklenmedik olaylar, tesadüflerle yatak değiştiriyor ve bizi hiç ummadığımız bir menzile ulaştırıyor. Ona diyorum ki, “DERDİNİ SEV, KADERİNİ SEV, SANA KUYULARIN KARANLIĞINDAN SONRA AYDINLIĞI GÖSTERENİ SEV.”
Reklam