Gazzenin Hafızası Kızıl Kapı Sembol
#SüleymanCeran'ın editörlüğünde yazar, akademisyen, aktivistlerin kalemlerinden uç seri şeklinde hazırlanan eserin ikincisi #GazzeninHafızasıKızılKapıSembol eserini #okudumbitti. Eserdeki yazi başlıklarına bir bakalım,  Çadır: Mültecinin Sessiz Direnişi /Ahmet Emin Dağ  Merkava /Aydın Ünal  Gazze /Ayşegül Genç  Defineye Malik Viranalar Var /Berat Demirci  Kırmızı Üçgen /Bülent Gökgöz  Enkaz /Demet Tezcan  Sniper /Ercan Yıldırım  Doğum /Fadia Malhis  İlaç / Faten Alhila  Gazze’ye Bakan Objektifler /Gökhan Özcan  Duvar /Gülden Sönmez  Gazze'de Zaman /Günay Bulut  İnsanlığın Onur Savaşı:Gazze /Halis Aydemir  Boş Tencere /Hamdi Nalbant  Gazze'de un:Hayatla Ölüm Arasında /Hülya Şekerci  Miftahu’l-Avde : Dönüşüm Anahtarı /İbrahim Demirci  Haniyye'nin Tebessümü / Kemal Öztürk  Yaşayan Şehitlerin Tebessüm Ettiği Tahtlar /Kenan Alpay  Müzakere Masası /Mahmoud Al-Rantisi  Gazze Savaşı'nda al Jazeeara Televizyonu /Metin Mutanoğlu  Gazze Direnişinin Sırrı :Kur'an Merkezli Nesil /Muharrem Güneş  Diken ve Karanfil /Murat Ayar  Rüzgârın Dokuduğu Nakış: Özgürlüğün Gölgesi /Murat Koç  Bir Çiçek Gibi Dirildikçe Gazze /Mustafa Uçurum  Gazlı Bez: Kapanamayan Yaralar /Münire Daniş  Haritadaki Son Kale /Nehir Aydın Gökduman
1000Kitap
Bir tanıdığı sniper olan var mı?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
The gorge/ derin vadi / film tavsiyeleri
the gorge (2025) `scott derrickson`'ın `korku–gerilim damarını bu kez bilimkurgu` `ve ilişki metaforuyla birleştirdiği`, ilk bakışta “`iki sniper + gizem `"gibi duran ama altını kazıdıkça yalnızlık, kontrol ve insanın bilinmeyene bakma cesareti üzerine kurulu bir film. başrolde `miles teller` ve `anya taylor-joy` var. ikisi de birbirine yaklaşırken fazla dramatik oynamıyor, tam tersine susarak kuruyorlar bağı. yan tarafta sigourney weaver gibi bir ağırlık olunca, hikâye ister istemez “`bu iş sandığımızdan büyük`” hissini erkenden veriyor. hikâye basit başlıyor: dünyadan izole edilmiş devasa bir uçurum. iki karşı kule. iki görevli. tek talimat: aşağıdan gelen şeyi durdurmak. ne olduğu söylenmiyor. zaten film de bunu aceleye getirmiyor. ilk yarı neredeyse meditasyon gibi ilerliyor. bekleyiş, nöbet, rutinin insanı kemirmesi. karakterler birbirleriyle yazıyla, işaretle, müzikle temas etmeye başlıyor. mesafe duruyor ama yalnızlık azalıyor. ve bu noktada film şunu fısıldıyor: asıl uçurum aşağıda değil, iki insanın arasında. ikinci yarıda iş kararıyor. gizem açılıyor ama rahatlatmıyor. aşağıdaki şey “`canavar`” diye etiketlenip geçilecek bir şey değil; daha çok bastırılmış korkuların, unutulmuş günahların ve kontrol takıntısının vücut bulmuş hâli. film aksiyona geçtiğinde bile derdi aksiyon değil. hayatta kalma sahneleri var ama alt metinde sürekli şu dönüyor:
Bobby Cummins
YouTube da "Murderer, one punch killer, sniper & gangster on how it feels to kill" adinda bir video izlerken eski londra gangsteri Bobby Cummins in bu cümlesi beni düşündürdü You have to see ugliness, to appreciate beauty. Güzelliği takdir edebilmek için çirkinliği görmek gerekir.
Not
Sabah borsa çalışıyorum. Alman radyosunda "The Snıper" melodisi fısıldıyordu.🤣🤣 Yarın hesabın sahibi sevgili Orhan ile Eyüp 'te buluşacağız. Bir kağıt fısıldayacağım ona... İki yıl içinde istediği hayata kavuşacak...
Nası yani seninle sniper - wifey akımı çekemicek miyiz...