Ah Q’nun Gerçek Hikâyesi'nde, Çin’in küçük bir köyünde yaşayan cahil, gururlu ama ezik bir köylü olan Ah Q'nun yaşadığı iç tesellinin avuntusu, Bir Delinin Günlüğü'nde ise günlük sahibinin paranoyak bir şekilde etrafındaki insanların onu yemek istediğine dair düşünceleri var. Çok istekli okumamakla birlikte tavsiye edeceğim bir kitap değil ama illa okuyacağım derseniz sadece Ah Q’nun Gerçek Hikâyesi'ni okumanız yeterli olacaktır.
Paulo Coelho’nun günlük yaşamdan, seyahatlerinden, karşılaştığı insanlardan ve kendi içsel yolculuğundan ilhamla yazdığı 100 kısa metinden oluşan bir kitap.
Akan Nehir GibiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20251,680 okunma
Jack Torrance, eski bir alkolik ve başarısız bir yazar olarak hayatını toparlamaya çalışmaktadır. Kış aylarında kapalı olan izole bir dağ oteli olan Overlook Hotel’de bekçilik işi bulur. Karısı Wendy ve telepatik güçlere sahip küçük oğlu Danny ile birlikte bu otele yerleşirler. Danny, “parıltı” olarak adlandırılan doğaüstü bir yeteneğe sahiptir. Bu sayede başkalarının düşüncelerini okuyup, geleceği görebiliyor. Jack, sonunda otelin etkisine tamamen yenik düşerken Danny ve Wendy, büyük bir mücadeleyle otelden kaçmayı başarır. Jack ise ne yazık ki otelin kurbanı oluyor. İlk başta uykumu getiren, ortalara doğru konunun yavaş yavaş çözüldüğü ve sonlara doğru ise heyecanı içimde yaşadığım bir kitap oldu.
MedyumStephen King · Altın Kitaplar · 20217,7bin okunma
Yarın Yok'ta aristokratlar dünyasında pek de deneyimli olmayan bir gencin evli bir kadınla giriştiği aşk macerası anlatılırken, Aşk Yuvası'nda ise kadınları baştan çıkarmasıyla meşhur bir adama direnen genç bir kadının hikâyesi anlatılmakta. Hangisi daha güzel derseniz Yarın Yok bana daha güzel geldi diyebilirim.
Yağmurlu bir İstanbul gecesinde Başkomser Nevzat'ın telefonu çalar ve yardımcısı Ali, Ağva'da oluşan heyelan sonucu bir iskeletin kemiklerinin yolun ortasına saçıldığını haber verir. Bu faili meçhul cinayet araştırıldıkça tüm olaylar bir anda Başkomser Nevzat'ın etrafında dönmeye başlar. Yıllar önce bir patlamada kaybettiği eşi ve kızının katillerinin kim olduğu bilmecesini çözme noktasına kadar gelir. Ancak Nevzat o zamanlar yaşadığı ağır depresyondan dolayı hiçbir şey hatırlamamaktadır. Sonu büyük bir sürprizle biten, her anı heyecan ve her anı sürükleyici bir kitaptı. Ahmet Ümit'i ve kitaplarını seviyorsanız bir an bile düşünmeden alın, okuyun.