Ne güzel kadın bu diye geçirdim içimden. Soluk yüzlü, bembeyaz. İnce ama. İnce olunca güzel olunuyor demek ki. Benim belim küçük gibiydi. Tomruk gibi. İyi sanırdım bunu hep ya, şimdi utandım. Kendimi itesim, düşüresim geldi. Ama yapmam. Yüzüm güzel. Masum, şekilli. Suda bakarım bazen. Su güzelleşir.
Kulaklarımdan içime giriyor sözleri, içimi dolaşıyor, her yerime değiyor, itiyor kakıyor, içim karışıyor. Çok sinirleniyorum o zaman. Çok üzülüyorum da. Çok korkuyorum da. Kaçıp gitsem ya. Irmağa kadar koşsam. Oradan düşsem. Denize kadar yüzsem. Oradan da düşsem. Dünyanın ucuna kadar yine yüzsem. Oradan da düşsem.
Tiksindim bir şeylerden. Kendimden mi? Yok ne diye kendimden tiksineyim? Dağdan tiksindim, ağaçlardan, otlardan, aşağıda gürül gürül akan ırmaktan, ırmağın döküldüğü koca denizden.