İçimde öyle bir ağırlık var ki bugün, anlayamazsınız. Burası çok gürültülü; her ses ruhumu irkiltiyor, odama da kapanamıyorum, tek başımayken sessizlik korkunç.
Clarissa vazgeçti. Yıllarca yalnız kalacağını düşündü. Susması gerekecekti, her zaman. Ne ağabeyine ne de babasına açılabilirdi. Her yerde yalnızdı, her yerdr sırrıyla yapayalnızdı. Ağabeyine sarıldı. İlk kez içinden gelmeden sarıldı ona. Burada önem verdiği hiç kimse yoktu; ne babası, ne ağabeyi, ne evi ne de vatanı. Her şey ona karşıydı. Babası oğluna sarıldı. Clarissa anlamıştı: Ağabeyi ölüme gidiyordu. Yine de onu düşünmüyordu, aklı diğerindeydi, her şeyi olan diğerinde.