7/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
Selamlar sevgili dostlarım Takvimleri geri sarıp büyük bir maceraya ve aynı zamanda duygu dolu aşklara tanıklık etmek ister misiniz ? Cevabınız evet ise hadi hep birlikte Başkomiser Ali ve yardımcısı Kürşad 'ın bir ihbar üzerine gittikleri cinayet mahalinde eski Binbaşı Remzi'nin başına gelenlerin nedenini araştırmak için bu kitabı okuyalım . Binbaşı Remzi , başına gelen aksiliklerin ardından ordudan istifa ederek karanlık dünyaya atılmıştır . Ve her defasında polis , askerlerden sıyrılarak kendini korumayı başarmıştır taaa ki asit dolu bir küvette eli dışında vücudu eritilene ve bu asitli sıvının ne olduğunu adli tıpçılar inceleyip bulana dek . Acil bir şekilde olay yerine giden ekiplerimiz gördükleri ve malesef ki kolları yüzünden çok büyük bir şok yaşadılar ama bu detaylı asit olayı akıllarına bir kişiyi getirdiği için minik arabalarıyla hızlıca oraya yani at yarışlarının yapıldığı yere gittiler . Başkomiserimiz nereden bilebilirdi ki gittiği o yerde hayatına dokunan kadının izleriyle tanışacağını ve kendine yepyeni bir sayfa açacağını ? Sofia ... Kalbinde çiçekler açmasına rağmen kaçarak aslında kendisinin değil de kuzeninin adına yaşanıldığını düşündüğü olayları kendi yönüne çevirmeyi başarabilecek mi ? Beni bu macerada en çok etkileyen şey Ali ve Bahri Amca'nın muhabbetleri ve İncir kuşunun esrarı oldu ... Peki neydi incir kuşu? Cinayeti çözmeye çalışırken , bir aşk üçgeninde kaybolan başkomiserimiz Sofia ile yaşanacak olanların ardından nasıl ayakta kalacak ? Ve devam kitabı gelmeden gerçekleşenlerin ardından bir şeyler değişecek mi ? Vedalar , acılar , göz yaşları , umutsuzluk ... Yanlış tutuklamalar , yanlış insanlar . Bizleri bu macerada daha neler bekliyor neler ..
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma
10/10
·288 syf.·
2025 242. kitabı
Yıllar önce filmini izlemiştim iyi ki de okumuşum. Bu hikaye Celie ve kızkardeşi Nettie'nin hikayesi olsa da diğer kadınlarında hikayesi. Shug,Sofia ve diğerleri...Celie'ye her ne kadar üzülsem bir Sofia olamadin desemde yıllar sonra adını öğrendiği Albert'a son çıkışını, mesleğini bulması ve en çok da Nettie ve çocuklarına kavuşmasına çok sevindim. Coğrafyalar ve renkler değişse de erkeklerin zulmü ve istismarı asla değişmiyor ne yazik ki. Okuduktan sonra filmini de yeniden izledim kitaptan çok hızlı ilerliyor ve bazı kısımlar kırpılmış kesinlikle okunmalı.
2025 Okuma Raporları
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,076 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·240 syf.··
2025 4. kitabı
#pandadiyorki Bir Çakravartin'in Yol Hikâyesi//Kitap yorumu . Instagram hesabım @ hogwartspandasix . Anton. Bir akşam her şeyi, bütün hayatını ardında bırakıp kocaman bir yolculuğa çıkan adam. O Japonya'yı kuzeyden güneye kadar gezdi, sadece yağmur ormanlarından oluşan adalara ayak bastı. Sadece kuşların yaşadığı adalara hatta bugüne kadar hiç ayak basılmamış olanlarına... Teknesine atlayıp her birini gezdi. Sonra bir ormana yerleşti. Yakınından bir ırmağın geçtiği, bahçesinde mantarlar yetişen bir kulübe. Yerleşti fakat Anton o gezilerinden birinde çok önemli bir şey kaybetti. 6 ayını. Hiç hatırlamadığı, o süre zarfında ne yaptığını nerede olduğunu bilmediği koskoca 6 ay. İçinde koca bir boşluk. Sonra Anton bir yolculuğa daha çıkmaya karar verdi. Bu sefer ki meşakatli, bu sefer ki arayış dolu. Anton bu yolda kendini, kaybolan günlerini bulmaya çalışırken sizi de bambaşka bir yolculuğa çıkaracak. Eh çantalarınızı toplayın öyleyse. İyi yolculuklar . . Bu benim Selva Hanımdan okuduğum ikinci kitap ve kalemini bilmeme rağmen şok olmadan edemedim. Bir huzur var satırlarında, anlatış tarzında. Kullandığı zaman kipi kitabın kahramanı sizmişsiniz gibi hissettiriyor. Ordasınız o an. Mesela Anton'un yaşadığı ormanı öyle bir anlatışı vardı ki o ağaçların kokusunu aldığıma, saçlarımda bir tutam rüzgar hissettiğime yemin edecektim neredeyse. Biraz yavaş okuyayım şu hissin tadını çıkarayım diye düşünüyor insan fakat imkansız. Yolculuk bir an önce yaşanmayı talep ediyor, kitap elden düşmüyor. Bir kere konu çok orijinal. Merak öğesi hep çok diri. Burda da bir parantez açmak isterim ki bu kadar metafizik öğeler içeren bir konu nasıl bu kadar akıl sınırları içerisinde verilebilir inanamadım. Bana gökyüzü mor deseniz ona da inanacaktım Neydi, nerede, ne olmuştu diye kafa patlatma
Bir Çakravartin’in Yol HikayesiSelva Karcı Selen · Edebiyatist Yayınevi · 20252 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 19:40
Selam kitapseverleeer. Bugün size polisiye ve aşkla harmanlanmış ama işin içine ihanet ve entrikalarında girdiği Serap Tiryaki ‘nin yazdığı dönemsel bir kurgu ile geldim.. Okurken aşkı doruklarında yaşayacağınız, yeri gelip imkansızlığın aşkı ne derecede etkileyebileceğini o sırada başrollerin çevresinde olan biten olaylar onları nasıl etkileyecek sonrasında nasıl son bulacak diye düşünüp kafa yoracağınız bir eser. Gelelim konusuna.. 1966 yılllarında geçen bu kurgu aslında Başkomiser Ali Yağızalp ve Sofia Ataman arasında geçiyor gibi görünse de yazar o kadar iyi bir kurgu çıkarmış ki yan karakterlerin hepsi olaya dahil. Ali bir cinayet üzerinde araştırma yaparken hipodroma gidiyor ve o kadar kalabalığın arasında Sofia’ya ilk görüşte aşık oluyor ve tabiki cinayet araştırması üzerinde olduğu için bir anda gözünden kaybediyor. Bunun için üzülse de zamanın ve olayların onlar için güzel planları var. Cinayet araştırmaları sürerken sizce hayat onları biraraya getirebilir mi? Merak ettiyseniz sizi şöyle alalım. okuyanterazi
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 139. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarım, Camlı Teras Polisiye ile aşkın, ihtirasla ihanetin iç içe geçtiği soluksuz bir hikâyeye hazır mısınız? Tanıştırayım sizi: Çapkınlığıyla meşhur ama aşka inanmayan Başkomiser Ali Yağızalp ve onun romantik ruhlu yardımcısı Kürşad... Cinayetleri çözmekte ne kadar başarılılarsa, hayatı yaşamayı da o kadar iyi biliyorlar. Ancak bir gün yolları hipodromda kesiştiğinde, tüm dengeler değişiyor. At yarışlarını izlemeye gelen genç ve edebiyat tutkunu Sofia, komiserimizin kalbini alt üst ediyor. Yanında kuzeni Flora ile yaşayan bu gizemli kadın, ilk başta Ali’yi yanlış anlıyor ama aralarındaki çekim çok geçmeden karşı konulmaz bir hâl alıyor. Aşkın gölgesinde gelişen sır dolu cinayetler, art arda gelen esrarengiz olaylar ve karmaşık duygular arasında sıkışan Başkomiser, hem kalbini hem de görevini koruyabilecek mi? Bu sürükleyici hikâyenin devamını kaçırmak istemezsiniz... Sayfaları çevirdikçe, siz de bu heyecanın bir parçası olacaksınız. Bakalım sonunda neler olacak? Okuyup birlikte keşfedelim... @seraptiryaki Book•lover ❥
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 23:45
Evvet bugün de güzel bir serinin daha sonuna gelmiş oldum. Şunu fark ettim ki ben Maral Atmaca'nın kitaplarını çok seviyormuşum meğerse çünkü hem Yaralasar'ı hem de Ötanazi Okulu'nu okurken çok keyif aldım inşallah aynı hisleri yazarın diğer kitaplarını okurken de yaşarım. Bu Ötanazi Okulu'nun 4. yani son kitabıydı ve daha en başından aksiyonlu başladı. En son 3. kitapta Yeşil büyük bir kriz geçirmiş, Drew'a da okuldakiler çip takıp o acayip serumdan vermişlerdi. Bunların etkisiyle de Drew tıpkı bir zamanlar Yeşil'de olduğu gibi sevdiği kişi dahil herşeyi unuttu. Hem hafıza kaybının etkisiyle Gölge kişiliğinin ön plana çıkması hem de serumun insanı çıldırtması yüzünden bizim ikilinin arasında bazı vukuatlar meydana geldi ve Drew normalde Yeşil'in gözyaşlarına bile kıyamazken en sonunda ona zarar vermiş oldu. Neyse ki büyük bir şey değildi ama buna rağmen onu hatırlamasa bile sevdiği kadının içinde uyandırdığı hisler yüzünden ona bir daha zarar vermemek uğruna adam az daha kendini vuruyordu. Ciddiyim Yeşil bir şekil -ama ne şekil- ona engel olmayı başaramasaydı eğer Drew şakağına dayadığı silahla canını alacaktı. Neyse öyle ya da böyle bu durumun da üstesinden geliyorlar sonra big fight var 3 vs 3 hemde, şimdi bu ne diyo diyebilirsiniz ancak okuduğunuz da anlarsınız diyorum ben de. Ötanazi savaşı faslı nihayet sona erdiğinde ise Yeşil'in ameliyat mevzusuna geçiyoruz. Kitabın kalan kısmı boyunca da Drew eğer bu kıza kalbini verip onu kurtarırsa bunlar nasıl mutlu son yaşayacak diye kendimi yedim durdum Allah'tan bir yolu bulundu bunda da en büyük emek Vanessa'nındı. Yani happy end ama kime göre neye göre ona da siz karar verin. Küçük bir not: Bu kitapta en çok acıyı Sofia çekti keşke ya sevdiği adam ya da bebeği yaşasaydı da kadın az mutlu olaydı.
1000Kitap
Ötanazi Okulu 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20234,085 okunma