#pandadiyorki Bir Çakravartin'in Yol Hikâyesi//Kitap yorumu
.
Instagram hesabım @ hogwartspandasix
.
Anton. Bir akşam her şeyi, bütün hayatını ardında bırakıp kocaman bir yolculuğa çıkan adam. O Japonya'yı kuzeyden güneye kadar gezdi, sadece yağmur ormanlarından oluşan adalara ayak bastı. Sadece kuşların yaşadığı adalara hatta bugüne kadar hiç ayak basılmamış olanlarına... Teknesine atlayıp her birini gezdi. Sonra bir ormana yerleşti. Yakınından bir ırmağın geçtiği, bahçesinde mantarlar yetişen bir kulübe. Yerleşti fakat Anton o gezilerinden birinde çok önemli bir şey kaybetti. 6 ayını. Hiç hatırlamadığı, o süre zarfında ne yaptığını nerede olduğunu bilmediği koskoca 6 ay. İçinde koca bir boşluk. Sonra Anton bir yolculuğa daha çıkmaya karar verdi. Bu sefer ki meşakatli, bu sefer ki arayış dolu. Anton bu yolda kendini, kaybolan günlerini bulmaya çalışırken sizi de bambaşka bir yolculuğa çıkaracak. Eh çantalarınızı toplayın öyleyse. İyi yolculuklar
.
.
Bu benim Selva Hanımdan okuduğum ikinci kitap ve kalemini bilmeme rağmen şok olmadan edemedim. Bir huzur var satırlarında, anlatış tarzında. Kullandığı zaman kipi kitabın kahramanı sizmişsiniz gibi hissettiriyor. Ordasınız o an. Mesela Anton'un yaşadığı ormanı öyle bir anlatışı vardı ki o ağaçların kokusunu aldığıma, saçlarımda bir tutam rüzgar hissettiğime yemin edecektim neredeyse. Biraz yavaş okuyayım şu hissin tadını çıkarayım diye düşünüyor insan fakat imkansız. Yolculuk bir an önce yaşanmayı talep ediyor, kitap elden düşmüyor. Bir kere konu çok orijinal. Merak öğesi hep çok diri. Burda da bir parantez açmak isterim ki bu kadar metafizik öğeler içeren bir konu nasıl bu kadar akıl sınırları içerisinde verilebilir inanamadım. Bana gökyüzü mor deseniz ona da inanacaktım Neydi, nerede, ne olmuştu diye kafa patlatma