Toprağı, aileni ve arıları koru ..
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bir Ekim sabahı başlıyor hikayemiz. Meksika’nın kuzeyinde yer alan turunçgil üreticisi bir köyün gerçek hikayesinden ilham alınarak yazılmış. Başta hikayenin ana kahramanı Reja dadı sanarak ilerliyorsunuz romana daha sonra olayın çok daha farklı ve büyülü olduğunu fark ediyorsunuz.Kitapta İspanyol gribi, Katoliklerin gizli ibadeti ve toprak reformlarına değinilerek geniş bir ailenin hikayesini oldukça fazla anekdotlara değinilerek anlatılıyor.Özellikle son 200 sayfasını su gibi okudum diyebilirim. Bu kitabı diğerlerinden farklı kılan şey ise çoğu zaman önceki bölümde olayın sonunu verip sonraki bölümlerde olayın nasıl gerçekleştiğini anlatması olmuş. Anne ,baba ,kardeş ya da evlatsanız hatta simomopio gibi kimsesizseniz bile bu kitapta kendinizden bir parça bulabiliyorsunuz.
Arıların UğultusuSofia Segovia · İthaki Yayınları · 085 okunma
İnkisâr-ı Hayâl
Puan vermedi·264 syf.··
2026 54. kitabı
Selam canlarım Ben geldim ve sizlere yepyeni bir kitap ile geldim Özge Yıldırım'ın kaleminden İnkisâr-ı Hayâl ile geldiiim Hemen kısacık konusundan bahsedeyim Sofia Vassielou, Kapadokya’da tanınmış bir ailenin kızı olan annesi Mayda ve Yunan asıllı babası Nicolaus’un ölümünün ardından Yunanistan’daki hayatını geride bırakarak Türkiye’ye, Kapadokya’ya geliyor Ancak havalimanına indiğinde, taksiye binmek üzereyken tanıştığı adamla birlikte neye uğradığını şaşırır Çünkü karşısındaki adam, uzun zamandır rüyalarında gördüğü kişinin ta kendisi… Başta bu duruma anlam veremeyen Sofia, havalimanında tanıştığı Serhat Kadıoğlu ile sık sık karşılaşmaya devam ettikçe aralarındaki ilişkinin boyutunu da değiştirmeye başlar Ama bilmedikleri çok büyük bir gerçek var ki Geçmişten gelen sırlar, saklanan gerçekler ve yaşananlar ikisinin de kaderini tamamen değiştirecektir Öncelikle yazarın kaleminden başlamam gerekirse Ben Özge Yıldırım’ın kalemiyle ilk defa bu kitapta tanıştım ve bu aynı zamanda yazarın ilk basılı kitabıymış Kalem genel anlamda akıcıydı. Okurken beni sıkmadı, sayfalar rahat ilerledi diyebilirim Özellikle olayların durağanlaşmaması kitabı daha rahat okumamı sağladı. Yazım dili sade ve boğmayan bir yapıdaydı. Ben yazarın kalemini genel olarak orta seviyede buldum Yine de ilk basılı kitap olması açısından bence güzel bir başlangıçtı Karakterlerimize gelecek olursak öncelikle Sofia Vassielou ile başlayayım Sofia gerçekten tatlı ve sempatik bir kızdı. Türkiye’ye geldikten sonra annesinin ailesine yaklaşımı, Kapadokya’ya adapte olma süreci ve orada eğitim verdiği öğrencilerle olan diyalogları güzeldi Özellikle ortama hızlı alışması ve insanlarla kurduğu bağ hoşuma gitti. Ama Sofia’ya kızdığım bazı noktalar da oldu. Özellikle hastalığı konusundaki bazı
İnkisâr-ı HayâlÖzge Yıldırım · Ulysess Yayınları · 20262 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Küçük Prens Halt Etmiş..
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 13:24
“Büyüyünce aylak olmak istiyorum.” Neydi aylak olmak? Tembel, sorumsuz, hayatı gelişine yaşayan olarak mı kodlandırıldık? Oysa Sofía için aylaklık; hayatı hissedebilmek, düşünmek, üretmek, doğayı fark etmek ve insanın kendisi olabilmesidir. Sofía, 11 buçuk yaşında, hayal kurmayı seven bir kız.Ailesi şehir hayatını bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınır. Ancak bu değişim aile içinde bazı sorunlar yaratır. Babası sürekli çalışır ve “başarılı” olmanın çok çalışmak ve para kazanmak olduğunu düşünür. Annesi ise eski hayatını özler. Sofía ise kendini bu dünyanın içinde sıkışmış hisseder. Sığınağı olarak kumsalı seçer ve hayatı gerçek anlamda yaşamaya ve sadece Sofia olmaya karar verir. “Dalgalar dalgadır. Martılar martı. Bulutlar buluttur. Sofia’nın tek yapması gereken Sofia olmaktır. Bunu ondan daha iyi başaracak kimse yoktur.” Kitap okurken insana; * yetişkinlerin başarı baskısını, * insanların neden sürekli işe yaramak zorunda hissettiğini, * “kendin olmak” fikrini sorgulatıyor. İnsan sadece çalışmak ve üretmek için yaşamaz; bazen durmak, düşünmek, hayal kurmak da çok değerlidir.
Aylaklar KumsalıAlex Nogues · Can Çocuk Yayınları · 2021434 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2026 98. kitabı
Bugün sizlere nostaljik bir polisiye kurgusuyla geldim. Serap Tiryaki ’nin kaleme aldığı “Camlı Teras”, okuyucuyu 1966 yılının İstanbul’una davet eden, nostaljik dokusuyla dikkat çeken son derece sürükleyici bir dönem polisiyesi. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen, dilinin akıcılığı ve kurgunun temposu sayesinde sayfalar ellerinizin arasından kayıp gidiyor. Ancak kapağındaki o cıvıl cıvıl sarı ton aldatıcı olmasın; çünkü hikaye bizi oldukça karanlık, gizemli ve ürpertici bir suç dosyasının tam ortasına bırakıyor. Olaylar, bir küvetin içinde nihayete eren oldukça sarsıcı bir cinayet ihbarıyla başlıyor. Davayı üstlenen Ali Başkomiser ve yardımcısı Kürşat Komiser, olay yerine ulaştıklarında deneyimli adli tabip Sadi Yaver Bey’in bile kanını donduracak cinsten kasvetli bir manzarayla karşılaşıyorlar. Üstelik bu gizemli soruşturma henüz çözülmeden, üst üste gelen yeni vakalar kurguyu iyice içinden çıkılmaz bir kördüğüme dönüştürüyor. Tam da bu karanlık atmosferin ve tehlikeli soruşturmanın ortasında, Ali Başkomiser’in hipodromda karşılaştığı Sofia isimli gizemli kadına aşık olmasıyla hikayeye tutkulu bir yön ekleniyor. Kitabın en başarılı tarafı, tezatlıkları çok iyi harmanlaması. Bir tarafta ihanetler, sırlar ve her adımda yön değiştiren gerilim dolu ters köşe bir kurgu akarken; diğer tarafta şüpheyle sınanan, imkansızlıklar içindeki bir aşkın nahif hikayesini izliyorsunuz. Okurken sürekli “Katil kim?” sorusunun peşinden gidiyor, en yakın karakterlerin bile güvenilirliğini sorguluyorsunuz. Merak duygusunu son ana kadar diri tutan, Yeşilçam filmleri tadında ama bir o kadar da tüyler ürperten bir gizem sunan bu eser için yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 10:57
Stanton ana karakterimiz maalesef ki hayal kırıklığı. Ne yardan ne serden hesabı adamın aklı. İlklerde olumlu yanlarını görmeye, sevmeye çalıştım ancak olaylar ve davranışlar buna müsaade etmedi diyebilirim. Sofia da, abileri görüştükleri kadınları yapışkan olarak sınıflandırdığı için kendi yapışkan olmamaya çalışıyor. Kitaptaki erkek karakterleri baştan sıkıntılı yani. Hatta bi ara Stanton kıza kızıyor, sen neden seni kırmama izin verdin diye. Gülsem mi ağlasam mı... Tek sevdiğim yani karakterler arası çekim ve yazarın yormayan anlatışı. Bir de Sofianın arkadaşı Brent.
İtirazEmma Chase · Nemesis Kitap · 2022427 okunma
10/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Arsenal'de oynarken bir tecavüz suçlaması ile 8 yıl hapis yatan ama 18 ay sonra masumiyeti anlaşılınca serbest calan Scott Carson, babasının ayakkabı şirketinden gelen para ve futbol aşkı sebebiyle kursları alıp, Londan City takımına Joao Zarco'nun yardımcısı olarak gelir. Takımın sahibi Ukraynalı iş adamı Viktor'dur. Kaleci sakatlanınca 9 milyona Kenny adlı İskoç bir kaleci alınır. Antrenmanda kavga ettiği için Taylor'ı kadro dışı bırakan Zarco, onun yerine Alman genç bir forveti koyar ve o da ilk maçında 4 gol atar. Christoph Bündchen adlı bu forvet de eşcinseldir ama saklamak zorundadır. Ama biri stadı kazıp içine Zarco'nun fotoğrafını koymuştur. Scott'a gelen bir kadın polis yani Louise Considine, Arsenal'dan arkadaşı Drennan'ın intihar ettiğini söyler. Vicdan azabı çeken ve bunu sevgilisi Sofia ile paylaşan Scott, Zarco'nun yanına gider. O da evini tadilat ettirmekte ve çok gürültüye neden olmaktadır. Viktor'dan gizli işler çevirmiş, Delante adlı İtalyan menejer ile Kenny transferinden sakal almıştır. Ayrıca gizlice bazı hisselere yatırım yapmıştır. Çok önemli bir maç öncesi ortalıkta görülmez ve maç sonunda öldüğü anlaşılır. Fena dayak yemiş gibidir. Viktor, yardımcı direktör olan Scott'a asıl direktörlüğü teklif eder ama bir şartı vardır. Zarco'yu kimin öldürdüğünü bulmak. Kulüpte çalışanlar olan Simon, Maurice ve diğerleri ile işe koyulur. 123 nolu locanın olayla ilgisi vardır. Burada Zarco'nun mesajlarında geçen 50 bin sterlini bulur. Bir kısmını gece evi tadilat edecek müteahhite, bir kısmını da Güney Afrika kökenli gürültüden rahatsız olan komşuları Wanne ailesine verir. Zarco olayını yürüten dedektif Jane Bryne tam nefret ettiği polis zihniyetindedir. En sonunda locadan tırmanma ipi ile bakar ve stadın köşesinde dayak yemediğini,
Devre ArasıPhilip Kerr · Alfa Yayıncılık · 201628 okunma