Okurken beni sinir eden, sinir etmekle kalmayıp tonla küfür etmeme sebep olup günaha sokan, elle tutulur tek bir mantıklı, anlamlı ya da güzel bir şey olmayan İtiraz yorumuyla geldim.
Emma Chase tarafından bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşayacağım aklıma gelmezdi.
Şimdi başlıyorum.
Stanton ana erkek karakterimiz. Kendisi tarihe geçecek gevşekliğe, kararsızlığa ve karaktersizliğe sahip. Kitap Stanton ve Jenny ile başlıyor. On yedilerinde, sevgililer ve kız hamile kalmış. Neyse, bir kırk sayfa falan bunların anlamsız ilişkisini okuyoruz zaten.
Sonra aradan on yıl geçiyor. Kazık kadar herif olan ama asla gelişemeyen Stanton kasabadan ayrılmış, şehirde yaşayan bir avukat. Aynı ofiste çalıştığı arkadaşı Sofia ile tamamen sekse dayalı bir ilişkileri var.
Yine kızla yattığı bir günün ertesi gününde çocuğunun annesinin evleneceğini öğrenir ve delirir. On yıl geçmiş aradan, herkes hayatına bakıyor ama vay efendim nasıl evlenirmiş?
Basıp düğünü durdurmaya gidecek ama yanına Sofia’yı alıyor. Neden? Çünkü ona yardım etmesini bekliyor. İç sesi olacakmış da kadınları anlarmış da falan falan…
Sofia ayrı salak zaten kabul ediyor ve kasabaya gidiyorlar.
Tüm iğrençlik asıl burada bence. Sen kalk on yıl bir köşede beklettiğin çocuğunun annesinin düğününü durdurmaya bilmem kaç zamandır yattığın kadını yanında sana akıl vermesi için götür. Ciddi anlamda ş*refsizlik kelimesinin sözlük anlamı kesinlikle Stanton.
Gözlerim ne iğrenç sahneler gördü hepsini anlatmak istiyorum ama yeniden sinir basacak diye korkuyorum. Evden çıkmadan Sofia’nın dudağını okşayıp, bir gece önce onunla yatıp sonra Jenny başkasına aşığım dediğinde kadının bileğini yalamaya çalışan bir erkek karakter midemi bulandırdı. Jenny’in başkasına aşığım dedikten sonra Stanton’a karşı tavırlarından iğrendim. Sofia’nın