İlahi! Hamdini sözüme sertac ettim, zikrini kalbime mi'rac ettim, kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin, varlığından haberdar ettin, aşkınla gönlümü bi-karar ettin. İnayetine sığındım kapına geldim, hidayetine sığındım lutfuna geldim, kulluk edemedim affına geldim.
Şaşırtma beni doğruyu söylet, neşveni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam, sen göstermezsen ben göremem, sen bildirmezsen ben bilemem, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen istemezsen ben isteyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yar et bize erdirdiklerini!
İnsanların çalışıp çabalayarak bilgileriyle ürettikleri dışında mucize diye bir şey yoktur. Düşmanlarımızı püskürtecek, sefaleti ortadan kaldıracak, eğitim ve rafah ekecek mucizevi güçlere sahip herhangi bir Mehdi bulunmamaktadır. Mehdi, bizim tembelliğimizin adıdır, hatta bundan da fazlasıdır, mücadele edecek imkan ve araçlarımızın karşılaştığımız sıkıntılara nazaran orantısız kaldığı durumlarda, hissettiğimiz çaresizlikle gitgide daha fazla kapıldığımız boş hayallerimizin adıdır.
Kur'an'ı ezbere okuyup yorumluyorlar, ardından tekrar ezbere okuyup değerlendiriyorlar, sonra yine ezbere okuyorlar. Binlerce kez tekrarlıyorlar ki bir kez bile uygulamaya vakitleri olmasın. Kur'an'ın hayata nasıl dahil edilebileceği sorusundan kaçış niteliğindedir. Nihayetinde, Kur'an'ı anlam ve içerikten arınmış boş bir sese dönüştürdüler...
Yabancı fikirlerde kendine örnek aramayı ve yabancıların siyasetini kendine temel almayı kabul eden Batı veya Doğu'daki ülkelerin tümü, yöneticilerin aklına uyarak, kendi isteğiyle, tekrar köleleşmeye boyun eğmiştir.
Başkasının felsefesi, başkasının yaşam tarzı, başasının yardımı, başkasının sermayesi ve başkasının desteğinden oluşan manevi ve maddi bir bağımlılık ortaya çıkmıştır. Bu ülkeler formalite icabı bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir, fakat gerçekten bağımsızlaşamamışlardır, zira gerçek özgürlük manevi özgürlükte gizlidir.
Manevi özgürlüğe ulaşamamış bir milletin özgürlüğü, ancak milli marş ve bayraktan ibaret olacaktır. Bunlar gerçek özgürlük için yetersiz olacaktır.