Türkçülük ideolojisi aslında bir politik, siyasi bir ifade değil bir hayat, devlet tarzının ifadesidir. Türkçülük dediğimizde bunu ırkçılık, yalnız "arı Türk ırkı" altında bir birlik olduğunu düşüneceklerdir. Oysaki bu doğru değildir. Etnik noktada milliyetçilik Ziya Gökalp'in bahsettiği Türkçülük kavramından çok uzak ve uygulanamaz bir siyasi durumdur.
Türkçülük, aslında bir hayat bakışıdır. Neokolonyalist/Emperyalist devletlere karşı bir duruştur. Ziya Gökalp'in tanımladığı Türkçülük; Milleti Türk, dini İslam, yönelişi Batı olan/olmayı ideal edinen bir bakıştır. Peki milleti Türk olan insanlar kimdir?
Türk milletinde yaşayan herkes Türk'tür. Küçükken Türkçe ninni ile kundağa giren, o kundaktan çıkıp okuluna giderken İstiklal Marşı'nı ezberleyen, aşık olduğun kıza "seni seviyorum" diyen, Kebap yiyen ve yanında ayran içen(benzetme bunlar) ve büyüyüp Türk devletine bir aidiyet hisseden herkes Türk'tür.
Burada Ne Mutlu Türk'üm diyene sözünü sorguladım. Acaba her Türk'üm diyen kişi Türk müdür? Az önce anlattığım kelimelerden hareketle yabancı bir devlette doğmuş birisi, Türk olarak kendini nasıl tanımlar...
Dinin İslam olması,
Toplumlar 3 adettir. Aile, Kavim ve Devlet: Kavimler birleşerek devletleri oluşturur. Devletlerin de kültürleri ve hakim olan dinleri vardır. Türk'ün müslümanlığı Ahmed Yesevi, Yunus Emre'dir. Türk-İslam Kültürü bizim kültürümüzdür, din anlayışımız da budur, bu olmalıdır. Arap ve Yahudi dinleri, İngiliz Ticareti, Alman Felsefesi, Türk de Ahlakı ile ünlüdür. Türk Ahlakı aslında bizim hakim dinimizi de oluşturur.
Burada milli dilde ibadet yapılmasını uygun görüyorum.** Hiçkimse cenaze namazında cenaze namazı kıldığı için ağlamaz, asıl feryat ve ağlama merasimi ağıt yakıldığında yapılır. Eğer biz bir din hazzı istiyorsak okuduğumuz duaların