Karşısındakini olduğundan iyi görür, daha ilk bakıştan büyük bir heyecanla meziyetlerini büyütürdü. Ne diye kendilerine verilebilecekten fazlasını umarlar sanki? Böyleleri, her an hayal kırıklığı tehlikesiyle karşılaşmaktansa, köşelerine çekilip dünyayla bağlantıyı kesmeli en iyisi.
Hayalimde kendimi Homeros, Dante, Fredrik Barbarossa olarak canlandırıyorum. Keyif benim değil mi, dilediğim gibi hayal kurarım. Ama sen kuramazsın, çünkü her şeyden önce kendi kendine bir şeyler olmak istersin.
Mevki, para, unvan, rütbe gibi şeylerin gözümde büyük değeri vardır. Bilinçli olarak düşününce bunlara değer vermenin eski kafalılık olduğunu anlıyorum ama, yine de onlardan vazgeçemiyorum.