Puan vermedi·512 syf.··
2026 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:19
Leto 3500 yıldır hüküm sürmektedir. Artık insan formunu yitirmiş ve tamamen solucana dönüşmeye yaklaşmıştır. Dune gezegeni artık denizlerin olduğu, ağaçların yeşerdiği bir gezegendir. Hayat baskıcı rejimin altında sıkıcılaşmıştır. Leto'nun despotluğu evrende ve gezegende muhalifler doğurur. Asiler ve Theilaxlılar. Leto'nun neden böyle bir yol seçtiğini anlamak içinse Altın Yolu bilmemiz gerekiyor. ALTIN YOL Leto uzun vadede insanlığın tahmin edilebileceği ve kendi sonunu getirebileceği bir yol görür. Bunun önüne geçmek için Altın Yolu seçer. Bu bir fedadır çünkü bütün insani özelliklerini yitirmiş artık bir solucan formundadır. Bu planın gerçekleşmesi için uzun bir süre yaşamalı ve her şeyi Altın Yol'a göre kontrol etmelidir. Bu doğrultuda melanjı kendi tekeline alır. Dune evreninde baharat güç demektir. Melanjın kontrolü demek aynı zamanda Lonca'nın da kontrolü demektir. Yani galaktik düzeyde yolculuklar yapılamaz. Zaten şu ana kadar hiçbir kitapta böyle bir yolculuk da yapılmamıştı. İnsanların olduğunu gezegenden ayrılamaması ve kısıtlanması Leto'nun baskıcı rejimin ana kaynağı gibi hissedilir. Büyük hanedanları da kontrol eder ve böylece büyük savaşların çıkmasının önüne geçmiş olur. Ancak bunlar sadece ana planın gerçekleşmesi için gerekli koşullardır. Asıl planı kendi kehanetlerinde göremeyeceği bir insan geni kombinlemektir. Bene Gesserit'lerin elinden bu çiftleşme planını devralır. 3500 yıl boyunca süren bu plan Moneo'nun kızı Siona ile başarıya ulaşır. Siona kehanetlerde gözükmeyecek bir gen haritasına sahip Atreides olmuştur. Sonuç olarak Frank Herbert diktatörlüğün kötülüğünü göstermek istemiştir. 3500 yıllık despotluktan sonra oluşan yeni gen haritasıyla bir daha insanlığın hiçbir diktatöre veya lidere sonsuz güven duymaması gerektiğini anlatmayı
Dune Tanrı İmparatoruFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20214,141 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2019 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2019 00:00
@5subatyayinlari n'dan @_.mavicocuk._ Gökalp Atılgan kitabı olan Onikiler'i #okudumbitti #onikiler spritüel içerikli serinin ilk kitabı. İçinde bilim kurgu, fantastik, içsel yolculuklar, sanal illüzyonlar, zaman ve mekan bükülmeleri, astral seyahatler, solucan delikleri, krallar, elfler, kısaca "ben ne okuyorum" dedirtecek kadar herşey var. Spiritüellik birbirine yakın görünse de, farklı anlamlarda yorumlanıyor. -Manevi yaşama odaklanmak ve metaryalist düşüncelerden tamamen uzaklaşmak. -Negatif düşüncelerden arınmış, ruhun iyilik ve güzellikle beslenmiş olması, yaşamın sırrını çözmek. -Tamamen ruhani işlerle uğraşmak. Bu tanımlardan bazıları. Kitabımızda: içinde bulundukları dünyanın maddesel bir illüzyon olduğunu ve sadece yansımalardan oluştuğunu fark ediyorlar. Bu da içsel bir yolculuğa çıkmalarına sebep oluyor. Bu astral seyahatler esnasında yaşanan deneyimlerden oluşuyor konumuz. Tabii fantastik olunca Tanrılar, elfler, karanlıktan gelenler, koruyucular, kurucular da kurguda yerini almış. İçsel yolculuklar esnasında yaşanan tecrübelerden çıkarılan dersler kişisel gelişim kitabı okuyormuşum hissine kapılmama da sebep oldu diyebilirim. Hepsi bir tarafa kitabın ön ve arkasında ki özel imzayı çok sevdiğimi söylemeliyim. Bir kaç alıntı bırakıp keyifli okumalar diliyorum, kitapla kalın... "Yerlerin Göklerin ve ötelerin şahitliğinde.... Var'lığın Yok'luğun ve ötelerin şahitliğinde... Bizlik Bilinci'nin Yüce Meclisi'nin huzurunda... Önce siz vardınız ve şimdi siz varsınız ve sonra siz olacaksınız." "Ya çocuklaştıracağız tüm dünyayı... Ya da kendimizi hiç yaşanmamış sayacağız..." "-Ben nasıl "biz" olurum? -Ben'in içindeki Biz'i, Biz'in içindeki Ben'ini bulduğunda..."
OnikilerGökalp Atılgan · 5 Şubat Yayınevi · 201819 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·307 syf.··
2019 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2019 00:00
"Selam Dünya... Bu insanlar da gerçek değil..." Sözleriyle başlayan bir kitap okudum ama nasıl okuduğumu bilemedim. Savaşın bitmediği bir yerde yaşıyorsanız, başka yerde daha iyi bir gelecek varsa ve siz gidemiyorsanız, çocuklarınızdan ayrılıp onları bilinmezliğe gönderir miydiniz? @go_kitap tan #sürgünçocuklar kitabı çok uzun zamandır elimde, belki sene olmuştur. Dün akşam gözden kaçan ne var ne yok diye bakarken dikkatimi çekti, bir bakayım dedim. Bitti :) Söz konusu çocuklar olduğundan mı, farklı bir giriş yapıldığından mı bilmem ama merak duygusu sayfaları peş peşe hızla çevirmeme neden oldu. Fred adında bir topluluk var kitabımızda. Doğan tüm bebekler onlar tarafından toplanıyor ve evlerinden, yurtlarından uzakta yetiştiriliyor. On iki yıl sonra bir anlaşma yapılıyor ve çocuklar geri evlerine gönderiliyor. Ama hiç bir şey beklendiği gibi olmuyor. Çocukların öz anne babaları gibi değil yetiştirildikleri şekilde davranmaları işleri karıştırıyor. Son derece barışçıl, herkesin birbirine anlayışlı ve sabırlı olduğu bir yerden, savaşın izlerini taşıyan, katı olmak zorunda olan ve geçmişten de gelecekten de korkan insanların arasına karışmak kolay olmasa gerek... Konu önce yüzlerce yıllık kabile savaşlarına dayandığında 'hayır' dedim. Bunca olan şey sadece kabile savaşıyla beslenemez. Çıkış noktası olabilir ama her seferinde ateşlemek için farklı bir şeyler lazım. Önce insanların kalıtsal özelliklerini bahane ederek kandırdılar beni :) Ardından son yüz sayfada işin içine solucan delikleri, kuantum yolculuğu, illüzyonlar girince ben şok. Kapakta o kadar kahverengi gözün arasında neden bir tane yeşil göz olduğunu öğrenince rahatlarım sanıyordum ama olmadı. Büyük bir aksiyonu, gerilimi olmadan, sade bir merakla nasıl böyle bir sona gelindi hayret. Beklemiyordum
Sürgün ÇocuklarMargaret Peterson Haddix · Go! Kitap Yayınları · 2016128 okunma
Puan vermedi·38 syf.·
2026 67. kitabı
Çok eğlenceli bir kitap. Bol resimli. Sayfalara ellerini koyarak sağ el sağ sayfa sol el sol sayfa öğretiyor. Sonra saksağan, solucan, ayı vs. bir sürü hayvanla eğlenceli şekilde pekiştiriyor. Saksağan ve soluncan seçimlerinin nedenini kitabın sonunda anlamış olmam dışında sorun yok. :) Sonda bir labirent ve yol tarifi, ayrıca 3 çift bileklik var. Bilekliklerin 3 çift olması ayrı güzel, paylaşmaya da teşvik edici ya da yırtıldıkça kayboldukça tekrar yap kullan ta ki sağını solunu karıştırmayana kadar. Çocukların yanı sıra sağını solunu hâlâ bilmeyen yetişkinler için de güzel. Evet, var böyle insanlar, varmış yani. Resimleri de genel olarak güzel. Gerçekten orijinal bir kitap. Beğendim. Uzun zamandır bu kadar güzel çocuk kitabı okumamıştım. :) Tavsiye. Şimdi aklıma gelen bir detay da sol sayfaya elini koy sağ sayfaya ayağını koy filan diye komik devam ediyor bir süre sonra. Elini koy hadi öğrendin bitti değil yani. :) Gerçekten eğlenceli.
Sol Sağ KitabımGökçe Akgül · Redhause Kidz Yayınları · 201727 okunma
İnanmak için değil, düşünmek için okunacak kitaplardan.
8/10
·208 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 15:30
Aynı zamanda bir beyin cerrahı da olan yazarın, menenjit tedavisi görürken girdiği koma halindeyken başına gelen ölümden dönme deneyimini anlattığı kitabı. Özünde, bilincin sadece beynin bir ürünü olmadığını ve öbür dünyaya geçebileceğini iddia ediyor. Kanıt adındaki bu kitabı iki farklı pencereden incelemek istiyorum. İlki edebi yapısı olacak. Yazar iki yüz sayfalık eserinde, hayat hikâyesini, hastanedeki koma sürecini ve komayla birlikte gelen bilincin beynin blokesinden kurtulup özgürleşmesiyle yükseklerdeki deneyimlerini dönüşümlü olarak anlatıyor. Bir beyi n cerrahının anlatmak istediklerini usta bir edebiyatçının kurgusu ve cümleleriyle dile getirmesi takdir edilesi (Eğer sağlam bir editörlük desteği almadıysa) Gerçekte öyle yalın ve düzgün cümlelerle anlatıyor ki, kendinizi konforlu bir okumanın içinde buluyorsunuz. Sıkılıp bunalacağınız tek bir yer bile yok. Adamın hayat hikâyesi zaten başlı başına bir romanmış dedirtiyor. Hayata olan pozitif bakış açısı da etkileyici, onu evlatlık veren biyolojik ebeveynlerini arayıp bulup, sonra da kinden, nefretten uzak bir kabullenmeyle yaklaşması yüzde doksanımızın yapmayacağı bir davranış biçimi. Ben şahsen etkilendim. Çeviri de iyi olunca kitabın edebi yapısına, on üzerinden on vermemek mümkün değil. Gelelim ikinci pencereye, yani öbür taraf deneyimlerine. Ölüme yakın deneyim diyor yazar buna. Onu karşılayan parlak bir ışıktan, insan olan veya olmayan varlıklardan ve solucan deliklerinden bahsediyor. Oradayken dünyadaki kimliğini hatırlamadığını özellikle belirtiyor. Bir taraftayken öbür tarafı hatırlamamak evrensel bir kuralsa geri döndüğünde öbür tarafı da hatırlamaması türünden bir denklem çıkıyor ortaya. Açıkçası bende yazarın bu bölümleri kurguladığı fikri doğdu. Evet, beyin cerrahı olduğu için benzer konular
KanıtEben Alexander · Klan Yayınları · 201485 okunma
5/10
·296 syf.··
2026 44. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 03:19
Aslında bu kitaba büyük bir hevesle başladım. Başkarakterin yazar olması bana derin bir hikaye okuyacağım hissini vermişti. Ama maalesef beklentimi karşılamadı. Öncelikle konusundan bahsedeyim. Kate Smith, çoksatan erotik bir serinin yazarıdır ama son kitabını yazamıyordur. İlham bulmak için bir araba servisinin bekleme salonunu keşfedene kadar, artık tek amacı hergün oraya giderek kitabını tamamlamaya çalışmaktır. Miles hudson onu farkedene kadar bu böyleydi. Miles Hudson ise araba tamircisi kendi halinde, işine odaklı ve gereksiz karmaşalardan uzak durmaya çalışan biri. Bir gün araç servisinin bekleme salonunda kızıl saçlı bir kadını fark etmesiyle düzeni değişecektir. Bu iki karakterin tanışıp yakınlaşmasını okuyoruz. Öncelikle kitapta ciddi anlamda fazla cinsel sahne var. Bir yerden sonra yeter artık dedim yani. Smut sahnelerin hikayenin önüne geçtiğini düşünüyorum. Bu yüzden ilişkileri bana hiç geçmedi. Erkek karakteri açık söylemek gerekirse hiç sevemedim. Fazla kaba, fazla tepkisel ve yer yer rahatsız edici derecede kıskanç. O klasik sert ama içten iyi erkek yazılmaya çalışılmış, ama bana daha çok kontrolsüz ve itici geldi. Üstelik bir yandan ilişki istemiyorum deyip bir yandan flörtleşmeye devam etmesi tam bir gelgit. Netlik yok. Ya istemiyorsan çekil ya istiyorsan adam gibi adım at. Kız tarafında ise başka bir problem var. Gereksiz ve uzatılmış yalanlar. Kitapları için takma isim kullanmasını anlayabilirim ama bunu bu kadar büyütmesi, ilişki ilerlemişken hala gerçeği saklaması bana mantıklı gelmedi. Ayrıca bu kızın erkeksi anlayışı beni bitirdi. Kitaptan bir alıntı paylaşıyorum ne demek istediğimi anlıyacaksınız. "Miles solucanı kancama takarken çamur ve hayvanın bağırsaklarıyla kirlenmiş erkeksi ellerini hiçbir şey olmamış gibi kotuna sürdü. Sonra bana
1000Kitap
Benimle BekleAmy Daws · Ren Kitap · 202674 okunma