Süleyman Öncül

Süleyman Öncül
@solymanvs
Rahip Galiani, Mme d'Epinay'e "Önemli olan iyileşmek değil, dertleriyle yaşamak" dermiş. Kierkegaard iyileşmek ister. İyileşmek büyük dileğidir, günlüğünün her yanında rastlanır buna. Usunun tüm çabası, insan koşulunun çatışkısından sıyrılmaktır. İkide bir boşluğunu gördüğü için daha da umutsuzdur bu çaba. Örneğin, kendini Tanrı korkusunun da dindarlığın da esenliğe kavuşturamayacağı bir insan olarak anlattığı zaman. İşte böylece, acılı bir kaçamakla, usdışına uyumsuzun yüzünü, Tanrıya da uyumsuzun niteliklerini verir: Adaletsiz, tutarsız, anlaşılmaz.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ya her şey bana açıklansın istiyorum ya da hiç. Ama yüreğin bu çığlığı karşısında us güçsüzdür. Ruh bu gereksinimle arıyor, çelişkilerden, saçmalamalardan başka bir şey bulamıyor. Anlamadığımın dayandığı bir şey yok. Dünya bu usa-aykırılarla dolu. Anlamını kavrayamadığım bu dünya, gerçekte uçsuz bucaksız bir usa-aykırılıktan başka bir şey değil.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Dekorların yıkıldığı olur. Yataktan kalkma, tramvay, çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Yalnız bir gün "neden" yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. Başlar, işte bu önemli. Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme. Tek başına ele alınınca, bıkkınlıkta tiksindirici bir şey vardır. Burada, iyi bir şey olduğu sonucunu çıkarmam gerekiyor. Çünkü her şey bilinçle başlar, her şey ancak onunla bir değer taşıyabilir. Basit kaygı, her şeyin başlangıcındadır.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Kimi durumlarda neler düşündüğü konusunda bir soruya kişinin "hiç" yanıtını vermesi bir yapmacık olabilir. Sevilen yaratıklar bunu iyi bilirler. Ama bu yanıt içtense, boşluğun çok şeyler anlattığı, günlük devinimler zincirinin koptuğu, yüreğin kendisini yeniden düğümleyecek halkayı arayıp da bir türlü bulamadığı şu garip tinsel durumu belirtiyorsa, o zaman uyumsuzluğun ilk belirtisi gibidir.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Schopenhauer'in çok zengin bir sofra başında intiharı övdüğünü sık sık anlatıp gülerler. Şakaya alınacak hiçbir şey yok bunda. Acıklıyı ciddiye almamak o kadar da ağır bir şey değil, ama bu tutumu benimseyen kişi hakkındaki yargıyı eninde sonunda tutumun kendisi verir.
Sayfa 19·Kitabı okudu