Oysa, duygusuzluklarını bilginlik sayan o barbarlardan, o ilkel ve saçma eğitim yöntemleri uğruna gençliğin güzelliğini binlerce kez öldüren, yitiren tüm o aksi canavarlardan ne denli tiksinirim!
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan düş kurabildiğince bir Tanrı, düşünebildiğinceyse bir dilenci. Coşkunluk geçtikten sonra o, eline acıyarak sıkıştırdıkları birkaç paraya bakakalan, baba evinden kovulmuş kusurlu bir çocuk gibi ortadadır.
Bilgeliklerini satmak için acı çeken bir ruha rastladıklarına sevinçli, bana doğru eğildiler: "Yakınıp durma, iş gör!" Ah, ama keşke iş başarmaya hiç kalkmasaydım! Umutlarımdan elimde kalan o zaman daha çok olacaktı.
1971 yılındaki Loud ailesi deneyinde olduğu gibi. Yedi ay aralıksız bir şekilde sürdürülen çekim sonucunda 300 saatlik bir film elde edilmiştir. Üstelik bu filmin ne senaryosu ne de scripti vardır. Bir ailenin yaşadığı dramlar, keyifli anlar hiçbir atlama ve sıçrama olmadan, kesintisiz bir şekilde "el değmemiş" bir hikaye gibi sunulmuştur. Olayın kötü olan yanı, bu filmin çekimi bitirildikten sonra ailenin boşanması, darmadağın olmasıdır. Bu parçalanmanın nedeni televizyon mudur? Peki televizyon olmasaydı, bu aile yaşantısını sürdürebilecek miydi? Bu programı izleyen seyircilerse, gerçekte "röntgencilik" yaparak alacakları zevkten fazlasını almışlardır.