l──୨ৎ──l

Demian
Tüm sevdiklerimizin bizi terk ettiğini görüp ansızın çevremizde evrenin yalnızlığını ve ölüm­cül soğukluğunu hissederiz, çocukluğumuz çürüyüp dökülür, çöker, yıkılır yavaş yavaş. Pek çok kişi bu sivri ka­yaya bindirir ve bir daha kurtaramaz kendini, bir daha geri gelmeyecek geçmişe, yitirilmiş cennetin düşüne, tüm düşlerin bu en haini ve acımasızına sarılıp kalarak acılar içinde kıvranır.
Sayfa 66·Kitabı okudu
l──୨ৎ──l
Müzik dinlemeyi severim ama yalnızca sizin çaldığınız gibisini, tam anlamıyla müzik, bir insanın cennet ve cehennemin kapılarını zorladığını sezdirecek bir müzik. Müzik çok hoşuma gidiyor; nedeni de hemen hemen hiç ahlakçılık taslamaması. Müzikten başka her şeyde ahlakçı bir taraf var; ben de bu özelliği içermeyen bir şey arıyorum. Ahlakçı tutum, şimdiye kadar acı çekmekten başka işime yaramadı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Demian
Tüm sevdiklerimizin bizi terk ettiğini görüp ansızın çevremizde evrenin yalnızlığını ve ölüm­cül soğukluğunu hissederiz, çocukluğumuz çürüyüp dökülür, çöker, yıkılır yavaş yavaş. Pek çok kişi bu sivri ka­yaya bindirir ve bir daha kurtaramaz kendini, bir daha geri gelmeyecek geçmişe, yitirilmiş cennetin düşüne, tüm düşlerin bu en haini ve acımasızına sarılıp kalarak acılar içinde kıvranır.
Sayfa 66·Kitabı okudu
l──୨ৎ──l
Nihayet bir parça yaşamak, kendimden bir şeyler çıkarıp dünyaya buyur etmek, bu dünyayla ilişki kurmak ve bir savaşa tutuşmak için hepsinden güçlü bir özlem duyuyordum
Demian
Tüm sevdiklerimizin bizi terk ettiğini görüp ansızın çevremizde evrenin yalnızlığını ve ölüm­cül soğukluğunu hissederiz, çocukluğumuz çürüyüp dökülür, çöker, yıkılır yavaş yavaş. Pek çok kişi bu sivri ka­yaya bindirir ve bir daha kurtaramaz kendini, bir daha geri gelmeyecek geçmişe, yitirilmiş cennetin düşüne, tüm düşlerin bu en haini ve acımasızına sarılıp kalarak acılar içinde kıvranır.
Sayfa 66·Kitabı okudu
l──୨ৎ──l
Ama başkalarının yaptığını ben de yapabilirdim, biraz çaba ve biraz zahmet, elimden gelirdi hepsi; onlar gibi Platon’u okuyabilir, trigonometri problemlerini çözebilir ya da kimyasal analizlerin nasıl yapıldığına başkaları gibi akıl erdirebilirdim. Üstesinden gelemeyeceğim tek şey vardı: karanlıklarda saklı yatan amacı içimden çekip çıkararak başkaları gibi karşımda bir yere oturtmak. Başkaları avcunun içi gibi biliyordu, profesör mü, yargıç mı, hekim mi ya da sanatçı mı olacaklarını; bunun ne kadar zaman alıp kendilerine ne yarar sağlayacağından haberleri vardı. Oysa böyle bir şey benden uzaktı. Belki ben de bir gün adı geçen mesleklerden birini edinecektim, ama şimdiden nasıl bilebilirdim bunu? Belki henüz arayacak, aramalarımı sürdürecek, daha yıllarca aramaktan geri kalmayacaktım; belki yine de bir baltaya sap olamayacak, bir amaca ulaşamayacaktım. Belki ben de bir amaca ulaşacaktım ama kötücül, tehlikeli, dehşetengiz bir amaç olacaktı bu. . içimde dışarı çıkmak isteyen bir şey vardı, ben onu yaşamaya çalışıyordum yalnızca. Neden böylesine güçtü bu?
Demian
Tüm sevdiklerimizin bizi terk ettiğini görüp ansızın çevremizde evrenin yalnızlığını ve ölüm­cül soğukluğunu hissederiz, çocukluğumuz çürüyüp dökülür, çöker, yıkılır yavaş yavaş. Pek çok kişi bu sivri ka­yaya bindirir ve bir daha kurtaramaz kendini, bir daha geri gelmeyecek geçmişe, yitirilmiş cennetin düşüne, tüm düşlerin bu en haini ve acımasızına sarılıp kalarak acılar içinde kıvranır.
Sayfa 66·Kitabı okudu
l──୨ৎ──l
Kimseye düşlerim, beklentilerim ve içimdeki değişiklikle ilgili bir şey söyleyecek durumda değildim, istesem de yapamazdım bunu. Hem böyle bir şeyi nasıl isteyebilirdim? 112