l──୨ৎ──l

rüyalar 1
Örneğin "diş uyarımlı" bir rüya genellikle kişinin kendini rüyasmda dişlerinden birisini çıkarırken görmesiyle noktalanır. [Age., 35.] Ancak rüya hayali dikkatini sadece uyarıcı organın biçimine yöneltmeyebilir; aynı şekilde bu organda bulunan maddeyi de sembolize eder. Bu yolla bağırsak uyarımlı bir rüya, kişinin rü­ yasmda çamurlu sokaklardan geçmesine, ya da idrar yolları uyarımlı bir rüya köpüklü bir akıntıya girmesine yol açabilir. Ya da bu haliyle uyarım, yarattığı heyecanın doğası, ya da arzuladığı nesne de sembolik olarak temsil edilebilir. Veya rüya egosu kendi durumunun sembolleriyle somut ilişkilere girebilir; örneğin acı verici uyarımlar durumunda kişi rüyasında azgın köpeklerle veya vahşi boğalarla umutsuz bir mücadeleye girmiş olabilir; cinsel rüya gören bir kadın rüyasında çıplak erkekler tarafmdan takip edildiğini görebilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rüyalar yaşamın can sıkıcı tek düzeliğine karşı bir kalkandır; hayal gücünü zincirlerinden kurtararak, gündelik varoluşun bütün görüntülerini karışıklığa gömüp erişkin insanın hiç bitmeyen ciddiyetini bir çocuğun neşeli oyunuyla keser.Rüyalar olmasaydı elbette çok çabuk yaşlanırdık; bu nedenle bunlara -belki gökten inen bir armağan gözüyle olmasa da- değerli bir dinleniş, mezara giden yolda bize eşlik eden dost canlısı bir arkadaş gözüyle bakabiliriz.
8/10
·328 syf.·
17 günde okudu
·
2025 9. kitabı
Alfred Adler
8.2/10 · 7,7bin okunma
Dindarlık
Bazıları bazen yaşamdan elini ayağını çekerek dine sığınır. Aslında burada da daha önce yaptıkları işi yaparlar. Sızlanır, yakınıp durur, acı ve ıstıraplarıyla sürekli olarak Tanrı’nın başını ağrıtır, onu hep kendi şahıslarıyla ilgilendirmeye bakarlar. Son derece el üstünde tutup tapındıkları varlığın gerçekte kendi hizmetlerine bakmakla yükümlü olduğunu, tüm sorumluluklarını üzerinde taşıdığını, yapay çarelerle, örneğin gayet ateşli bir yakarış ya da daha başka dinsel bir özveriyle bu varlığın sevgisini kazanabileceklerini düşünürler çoğunlukla. Kısacası, sanki Tanrı ne yapacağını bilmiyormuş gibi, yapması gereken şey üzeri onun dikkatini çekmek isterler.Böylesi bir dindarlığın alabildiğine bir dinsizlik sayılacağını doğrusu itiraf etmek gerekir; öyle ki, diyelim engizisyon dönemi hortladı, en başta ateşte yakılacak kişiler bunlardır. Tanrı karşısında sergiledikleri davranış da başkaları karşısındaki davranışlarından farklı değildir;