"İnek ya da zürafa kılığına girdiğini düşünsem de ikisini de ona yakıştıramadım çünkü zürafalar son derece aptal yaratıklardır. Oysa Max çok ama çok zeki. Üç dil biliyor, maket roketler yapabiliyor ve dilini kıvırıp ona dört yapraklı yonca şeklini verebiliyor. Fındık ezmesi kavanozun kapağını bile açabiliyor. Bir zürafayı da böyle bir şeyi yaparken görmek isterdim."
" "Ah, Milou," dedi. Kıkırdamaları yatıştı ve iç çekerek ciddileşti. Bence saçmalık derecesinde mükemmelsin. Beşiniz de öylesiniz. Son birkaç haftadır siz çocukların neler başardığını görmek... Azminize... Yaptıklarınızın görkemine tanık olmak..." Sıcacık gülümsedi. "Bu dünyanın sizin saçmalıklarınıza ihtiyacı var. Hiç değişmeyin lütfen."
Genç Timaş'ın favori kitaplarım arasında. Macera yani tam benim klasiğim :) Kesinlikle okuyun, okutun. (Kitabın konusu aşağıda)
Elinora Gassbeek’in Küçük Lale Yetimhanesi’nin müdiresi olduğu bunca yılda, Bebek Terk Etme Kuralları bir kez olsun çiğnenmedi. Ta ki, 1886 sonbaharında beş bebek akıl almaz koşullarda tek edilinceye kadar: biri teneke alet kutusunda, biri kömür kovasında, biri piknik sepetinde, biri buğday çuvalında ve sonuncusu tabut şeklindeki bir sepette. Bu bebekler Lotta, Egg, Fenna, Sem ve Milou’ydu. Acımasız müdire, çocuklara ‘Sahipsizler’ diye hitap ediyor fakat bu yetenekli en iyi arkadaşlar grubu, farklı olmanın onları özel kılan ve bir arada tutan şey olduğunu biliyor. Gizemli bir beyefendi, onları sahiplenmeye çalıştığında, çocuklar Amsterdam’ın donmuş kanallarında gözüpek bir maceraya atılırlar. Korsan gemileri, saatçiler, zalim kötü adamlar ve kuklalarla dolu bu kaçış hikâyesinde onları eve götürecek şey sadece bir ipucu kırıntısı…
SahipsizlerHana Tooke · Genç Timaş · 2022585 okunma