"Hayat bazen o kadar çok karmakarışık hale geliyor ki insan bazen en son 4 ay önce ileti paylaştığı zamana geri dönmek istiyor ve bazı şeyleri değiştirmek istiyor. Ben başaramadım olduğum hiçbir yerde çiçek açamadım:)"
Küçük İstavrit, yiyecek bir şey sanıp, hızla atıldı çapariye. Önce müthiş bir acı duydu dudağında. Gümbür gümbür, oldu yüreği. Sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti: Denizlerin üstünü. Neye benzerdi, acaba gökyüzü? Bir yanda büyük bir merak. Bir yanda ölüm korkusu... “Dudağı yarıklar" denir ya, şanslıdır onlar. Hani görüp de gökyüzünü, insanı... Oltadan son anda kurtulanlar. Ne fayda, balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu. Küçük İstavrit, anladı yolun sonu. Koca denizlere sığmazdı yüreği. Oysa şimdi yüzerken, küçük yeşil leğende, Cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci. İnsanlar gelip geçtiler önünden. Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine. Yavaşça karardı dünya. Başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi. Beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu... İşte tam o anda, eğilip aldım onu. Yürüdüm deniz kenarında. Bir öpücük kondurdum başına. İki damla gözyaşından ibaret Sade bir törenle saldım denizin sularına. Bir an öyle bakakaldı. Sonra sevinçle dibe daldı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Son gün diye bu kadar kötü geçmek zorunda mıydı nöbetim🤦🏼‍♀️
Duygu ve Düşünce
​"İnsanın içi yorulunca, kelimeleri de azalırmış."
Son zamanlarda sırtımda taşıdığım yüklerin ağırlığından değil, ruhumun taşımaktan vazgeçtiği şeylerin yorgunluğundan bittim. Gözlerimi kapatınca geçmeyen, uyumakla şifalanmayan bir halsizlik bu. Sanki içimdeki o heyecanlı, her şeye koşan insan bir köşeye çekilmiş ve derin bir sessizliğe gömülmüş. ​Koşturmacalar, beklentiler, her şeye yetişme çabası ve durmaksızın dönen düşünceler... Hepsi birleşip içimde koca bir gürültü yarattı. Ve şimdi o gürültünün yerini derin bir boşluk aldı. Kırgın değilim, kızgın da değilim; sadece çok yorgunum.
"Bir gün aklına gelirsem kendine sorar mısın? O gün, 'o insan benim yanımda kalmak için son ana kadar bir çare ararken ben niye onu kendimden uzaklara savurdum?'
Ali Emiri Efendi'nin yeni bulduğu Nedim Divanı yazmasından alınan bu beyit sebebiyle Yahya Kemal, Beşiktaş'ta bahsi geçen sokağa 'Şair Nedim' adının verilmesine yol açan düşüncelerini şöyle ifade etmişti: Bu beyti daha okurken Nedim, Beşiktaş, Ahmed-i Sâlis'in son senelerinde Beşiktaş'ta Nedim'in evi, o devrin yaşayışı göz önüne geliyor. Bu beyti okuduktan sonra, daima tahayyül ettim ki, Beşiktaş'ın Ihlamur köşküne doğru giden yolunda, bir katlı, medhali sofal, eski üslûbda bir ev vardır, o ev Nedim'indi. (Edebiyata Dair)

Bahadır

@rengigul
·
Muradın anlarız ol gamzenin iz'ânımız vardır Beli söz bilmeziz ammâ biraz irfânımız vardır O şûhun sunduğû peymâneyî reddetmeziz elbet Anınla böylecê ahd-etmişiz peymânımız vardır Münasibdir sanâ ey tıfl-1 nâzım hüccetin al gel Beşiktaş'a yakın bir hâne-î virânımız vardır Elin koy sine-î billûra rahm-et âşıka zirâ Beyaz üzrê bizim dê Pençe-ber Fermânımız vardır Güzel sevmekde zâhid müşkilin vâr ise bizden sor Bizim ol fende çok tahkikımız itkaanımız vardır Kocup her şeb meyânın cânınâ can katmadā ağyâr Behey zâlim sen insaf et bizim dê cânımız vardır Sıkılmâ bezme gel bigâne yok da'vetlimiz ancak Nedimâ bendeniz var bir dahi Sultânımız vardır
Sayfa 70·Kitabı okuyor