Sabaha gebe, dingin bir son gece gibi... Son bir büyülü an...
Duygu ve Düşünce
Günlerdir istemeden de olsa gelen her kargoya senden gelmiştir diye koştum. Çünkü kurgularıma göre son araman sadece aynı yerde olup olmadığımı öğrenmek içindi. Çünkü senin beni araman için gururundan daha büyük bir sebep olmalıydı.Beni sevmediğini biliyorum sevmeyen insan özlemez de.Geriye tek bir şey kalıyordu sana yaptığımın jestin altında kalmamak karşılık vermek. Şimdi böyle hediye istemiş gibi görünüyorum ama senden bir beklentim yok aslında yoktu da sen yine bir umut verip öylece durdun yerinde.Ben de her seferinde kanmayacağım deyip artık kanıyorum sana...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Artık son güne de değil son ana bırakıyorum
Duyguların Gölgesinde, Düşüncelerin Işığında
İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değildir; aynı zamanda hisseden bir varlıktır. Belki de onu diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, duygularıyla düşüncelerini aynı bedende taşımasıdır. Bazen bir duygu, yıllarca kurduğumuz düşünce sistemini bir anda yerle bir edebilir. Bazen de bir düşünce, içimizde fırtınalar koparan bir duyguyu sessizce yatıştırabilir. Hayatımız boyunca sayısız duygu yaşarız. Seviniriz, üzülürüz, korkarız, umut ederiz, özleriz ve kırılırız. Bu duyguların her biri, ruhumuzun farklı bir rengidir. İnsan, hissettiği kadar yaşar. Çünkü duygular, yaşamın kalbe bıraktığı izlerdir. Bir çocuğun ilk kez ağlamasıyla başlayan yolculuk, çoğu zaman son nefese kadar duyguların rehberliğinde devam eder. Düşünceler ise zihnin sessiz konuşmalarıdır. Kimsenin duymadığı, çoğu zaman bizim bile fark etmediğimiz iç seslerimizdir. Bizi şekillendiren, kararlarımızı etkileyen ve dünyaya bakışımızı belirleyen görünmez mimarlardır. Her insan, düşüncelerinin inşa ettiği bir dünyanın içinde yaşar. Aynı olaya bakan iki kişinin farklı şeyler görmesi bundandır. Ancak insanın asıl mücadelesi, duygularıyla düşüncelerinin karşı karşıya geldiği anlarda başlar. Kalp başka bir yöne yürümek isterken akıl başka bir yolu işaret eder. Birini affetmek isteriz ama yaşadıklarımız buna izin vermez. Gitmek isteriz ama özlem kalmamızı söyler. İşte insan olmanın ağırlığı biraz da burada saklıdır. Duygular bazen düşünceleri esir alır. Öfkeliyken söylediğimiz sözler, korkarken verdiğimiz kararlar ya da severken görmezden geldiğimiz gerçekler bunun örnekleridir. Fakat düşünceler de duygular üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Bir olaya yüklediğimiz anlam değiştiğinde, ona karşı hissettiklerimiz de değişir. Bu yüzden insanın kendini tanıması, biraz da duygularını ve düşüncelerini
"Tamam, son soru: Daha çok duygusal mısın, yoksa rasyonel ya da gerçekçi mi, hangisi baskın tarafın?.." .......... .......... .......... .......... .......... .......... .......... .......... .......... .......... Sana hangisi lazımsa, onun tam zıddıyım.. esnek diyelim..
İçgörü
Kitap okumak insana içgörü kazandırıyormuş. Bunu yeni mi fark ettim bilmiyorum ama az önce en son okuduğum kitabı incelerken (Açlık), kitabın yanına karaktere söylemek için düştüğüm notları görünce fark ettim. Karakteri eleştirmişim o küçük notlarda. Fark ettim ki adamda eleştirdiklerimin benzerleri bende de var. Sanki adam yüzüme vurdu gerçekleri.