Uyuryazar

"Biraz erken ya da biraz geç ölmenin bir anlamı olmadığına göre, yaşamanın amacı neydi? Zaten yok olacak kumdan şatolar yapmak neye yarıyordu? Büyük bir mücadele içinde olan insanlar böyle şeyler düşünmüyor, kendilerini hayattaki başarılarına adıyorlardı. Ama insanın temel duygusu buydu. Yeryüzü korkusu, yaşam ürkekliği, geçici olmanın yarattığı yürek burkulması. Yani boşluk, büyük bir boşluk."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Seksen yıla yaklaşan ömründe ilk kez su kıyısında değildi. Suyun her biçimine alışıktı o ve bunlar yaşamının doğal bir parçasıydı. Su yalnız Boğaz’ın her an renk değiştiren akıntıları değildi. Bazen gece boyunca yağan yağmurdu, bazen manolya yapraklarının üstünde biriken damlalardı, bazen sabah çiyiydi, geçen şilepleri dev birer hayalete çeviren sisti, gümüş rengi bir buluttu, şebnemdi, kırağıydı, su buharıydı, kardı. Bazen de o eski yalıda bol bol akıtılan gözyaşıydı."
"Tohum düşmüş bir toprak gibi kabaracak, mayalanacak, özsularıyla tohumunu besleyecek, büyütecek ve sonunda yarılıp filiz verecek. Aynen böyle düşünüyor kendi hamileliğini; heyecan verici bir doğa olayı gibi."
"Sanki konuştuklarından daha çok konuşamadıkları şeyler vardı ve bunlar ikisinin arasına görünmez bir perde çekmişti."
"Geceleri de yasemin kokusu neredeyse ikinci bir deri oluşturacak gibi insanın üstüne yapışırdı."