kitabı gerçekten çok beğendim çünkü kendi içimde cevap bulamadığım bir intihar sorusuna, 213 sayfalık bir cevap verildi. coelho, kalemini ustaca kullanıyor. ne çok duygusal ne de ciddi, yavan bir anlatım sunuyor. kitap okuyucuyu sıkmadan bir çırpıda bitiyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bazı eski kültürlerde, ruhun gözlerde yaşadığına inanılırdı, bilir misin? O zaman aşıklar bakışlar aracılığıyla ruhlarını değiş tokuş ediyordu: Ben sana ruhumu veriyordum, sen de bana seninkini. Ama biri diğerini sevmeyi bıraktığında ruhunu geri alıyor, aşığın ruhu ise onda kalıyordu." İkisinden biri ölünce de benzer bir durum olsa gerek. Andrea Pepe'nin ruhunu da yanında götürdü.
kimsenin sana şiddet uygulamasına izin verme.
kendi değerini bilmek zorundasın. kimsenin sana tek parmağıyla bile vurmasına izin verme. bir kere vururlarsa her zaman vururlar.
tecavüzcüler her zaman kadınlan yakalayıp boş bir araziye götüren ya da kapıyı zorlayarak evlerine giren yabancı adamlardı. çocukluğumuzdan itibaren bize yabancılarla konuşmamamız ve Satiro'ya dikkat etmemiz gerektiğini öğretirlerdi. Satiro, çocukluğumuzun ilk yıllarında bize anlatılan, tıpkı la Solapa ya da Torbalı gibi sihirli bir varlıktı. Geç saatte yalnız başınıza yürürseniz ya da terk edilmiş yerlerde dolaşırsanız size tecavüz edebilirdi. Birdenbire ortaya çıkabilir ve bitmemiş bir inşaata kadar
sizi sürükleyebilirdi. Kocanızın, babanızın, erkek kardeşinizin, kuzeninizin, dedenizin, öğretmeninizin size tecavüz edebileceğini hiçbir zaman söylememişlerdi. Bütün güveninizi sunduğunuz bir erkeğin bunu yapabileceğini söylememişlerdi.