insanlar birbiri hakkında en temel şeyleri bile bilmiyorlar. birbirlerini zerre anlamadan en iyi arkadaş olduklarını sanıyorlar. yaptıkları hatayı asla anlamadan sürdürüyorlar yaşamlarını ve aralarından biri ölünce ardından konuşma yaparken ağlıyorlar.
ben tanrı'dan bile korkardım. tanrı'nın sevgisine değil, gazabına inanırdım. inanç. bu yalnızca tanrı'nın kırbacını yemek üzere mahkemeye çıkıyormuşum gibi bir histi. cehennemin varlığına inansam da cennet benim için yoktu.
başkaları tarafından çok sevildim ama görünüşe göre onları sevme yeteneği bende yoktu (ya da, insanlar aleminde "sevgi" denen şeyin olup olmadığından bile şüphe ettiğimi söyleyebilirim.)