Hayvanlar dünyasında bile, bir tür 'sahip olma etimolojisi' vardır; burada parçalayıcı çeneler ve öldürücü pençeler en iyi sinir sistemine sahip hayvanlara verilmişken, saldırganlığını kontrol edebilme skalasında daha alt seviyelerde yer alanlara çok daha güçsüz donanımlar verilmiştir. Doğa, düşmanının tüylerini onu öldürene dek yolan bir kumruya hiçbir zaman bir ödev bilinci bakımından avcı hayvanların en dürüstü olarak tanınan bir aslanın sağlam pençelerini veya gücünü bağışlamayacaktır. Hiçbir hayvan, insanoğlu hatta bir kuruluş genel anlamda kontrol kapasitesinin ve sorumluluğunun ötesinde saldırı gücüne ve silahlara sahip olamaz.
Dreamer, her gün masa başında çalışanların durumuna dair gözlerimin önündeki perdeyi araladığı ve bunun, eski köleliğin modern bir uyarlaması olduğunu söylediğinden beri işe giden bu insan ordusu, bana amaçsızca hareket eden bir böcek sürüsü gibi görünmeye başlamıştı. Onların her sabah gökdelenlerin katlarında bir araya geldiklerini, hava kesecikleri kadar küçük milyonlarca hücreye yerleşip, oraları vızıltılarıyla doldurduklarını duyar, görür olmuştum.
Gerçek 'özgürlük' kimseye verilemez. İnsan bunu tüm gücüyle içten istemeli ve bedeli her ne olursa olsun onu hak etmek için çaba gösterip kendisi kazanmalıdır. Bunu ancak o zaman elinde tutabilir!