Oysa bunlar kendilerinin uydurmakta olduğu vehimlerden öteye geçemez. Bizim aydınlarımız sadece kendileri aydın olduklarını ve aydınca davrandıklarını sanırlar! Yoksa halk için herhangi bir şeyi aydınlatmış değiller. Zira kendileri için de bir aydınlık söz konusu değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüz yıllardır avam halk hurafelerin ve batıl inançların içinde yüzmekte, onlara iman etmekte ve onlara amel etmekte; her geçen gün cehalet ve fikri donukluk batağına daha fazla saplanmaktadır. Aydınlarımıza gelince halktan uzak şatolarında, kapalı kapılar ardında -üniversiteler, yüksek seviyeli dergiler, modern şiirler, edebi eserler, sembolist sanat eserleri, özel branşlara yönelik konferanslar, mesleki kitaplar vs.- kendi kendilerine konuşup duruyor, halkın cehaletiyle alay edip onları küçümsüyorlar.
Benim inandığım din, fakirliği övmez, ona teşvik etmez. Bilakis fakirliği küfrün kapı komşusu olarak telakki eder: "Fakirler az kalsın kafir olacaktı." İslam Peygamberi'nin ve Ali'nin yetiştirdiği en mükemmel insan olan Ebuzer şöyle der: "Fakirlik bir kapıdan girince, din öbür kapıdan sıvışır."