Öyle ya da böyle bir hayat yaşıyorsun. Mecburen çıkıyorsun dışarı, herkes yabancı. Kentin dönüşürken yıkılıyor, arkadaşların canına kıyıyor, gelip yerleşiyor yüzüne kederi her birinin, söndüremeyeceğin yangınları başlatıyorsun, kendin de içinde. Öyle ya da böyle giyiyorsun işte her gün yaşam denen bu giysiyi, kimi gün bol, kimi gün dar, kumaşı batıyor, lekeleniyor, dikişleri yamuk, ütü izi çıkmış belki ve bazen giymemek onu giymekten daha iyi. Sen bu çağın insanı, çırılçıplak kalmayı göze alabilir misin bu zamanda? Yüzyılın en sıcak günlerinde, canını koyabilecek misin ortaya?