Şebnem'in babası öfkeliydi: çünkü kendisi Şebnem'in pusetinde oturmasını istediği İçin, Şebnem'in pusetinde oturmayı istememe hakkını göremiyor ve bu hakka saygı gösteremiyordu. Şebnem'in kendisinden ayrı bir insan olduğunu fark edebilseydi eğer hem kendi isteğini hem de Şebnem'in isteğini görür, her iki isteğe de ayrı ayrı hak verince, öfkesinin aslında Şebneme olmadığını anlayabilirdi
Ben çocuğum. Kendimle ilgili bilmediklerim, bildiklerimden fazla. Her insanın kendisiyle ilgili bilmedikleri, kendisiyle ilgili bildiklerinden fazladır ve bu bilinmeyenler, kaç yaşında olursak olalım, içimizdeki çocukla ilgilidir İçimdeki çocuğu dinlemeyı öğrenirsem, içimdeki çocuk konuşabilir.
Ayrı konuda bile farklı farklı beceriler gösteririm. Dünyada kaç çocuk varsa o sayıda beceri vardır. Zekâm ve yeteneklerim bana özeldir Ölçülemez ve bir başkasıyla kıyaslanamaz.
Ben çocuğum. Yaşım yok. Var olduğum tüm anlar boyunca yine çocuk olarak kalırım Bazen çocuk olmamın yanına başka sıfatlar eklenir Yetişkin, ebeveyn, öğretmen, mimar, mühendis olurum Yönetici, gazeteci, garson, avukat olurum Ama bir yandan da çocuğumdur Çünkü herkes çocuktur Üstelik, çocuk, en değerli yanıdır herkesin Çocuk olarak haklarımın ve en güçlü taraflarımın farkında olmam, bu yüzden önemli.
Bir aralar rüyalarımda bir yerden düşecek gibi olduğumu, ya da elimden bir şeyleri düşürdüğümü, kaçırdığımı, kontrolü bir şekilde kaybettiğimi görüyordum. Bu rüyalardan birinde bir at arabası sür-düğümü, yanımda at arabasının sürücüsü olduğunu, sonra atların yerinde ikimizin oturduğunu, ardından tek başıma kaldığımı ve yokuş aşağı toprak bir arazide düşecek gibi olduğumu görmüştüm. At arabasının sürücüsü, düşmezsin diyerek beni elimden kavradı ve olduğum yerden geri çıkardı. Bir hayranlık ve şükran duygusu his-settim. Oradan gitmekte olduğum toplantıya, kendi yoluma doğru devam ettim. Kimbilir psikoanalitik yaklaşım bu rüyayı nasıl yo-rumlar. Düşünüp konudan uzaklaşmak istemiyorum. Ama burada düşenin de kurtaranın da ben olduğumu bilmek, o kuvvetli ve "düş-mezsin" diyerek beni sakince yukarı çekip yoluma devam etmemi sağlayan at arabası sürücüsünün de ben olduğumu bilmek bana iyi geliyor. O dönem o özelliklerimi sahiplenmeye ihtiyacım olduğunu hatırlıyorum. Bu benim fenomenolojimde yeni bir bütünleşmeye doğru gitmemde bana ışık olmuştu: "Kontrolümü kaybediyor ve beceremiyorum" cümlesinden "kontrolü kaybetmeden beceriyo-rum"a doğru bir dönüşüm gerçekleşmişti.
Aynı rüyada benim için "tökezlediğimde utanmadan yardım alı-yorum" ve "biri tőkezlediğinde sakince yardım ediyorum" gibi me-sajlar da saklıydı. O dönem kendi evime yerleştiğim dönemdi. Arka-daşlarımın da yardımını aldım ve evi adeta yeniden yarattık. Bu süreçte eski defterler arasından önceki eğitimlerde yaptığım bir resim bulmuştum. Üzerinde "İstediğinizi söyleyin, ben yine de yerleşece-ğim" yazıyordu. O günlerin gelmiş olması bende şükran ve tarif edemediğim bir tatmin duygusu uyandırmıştı. Kendimle gurur du-yuyordum. Aldığım tüm destekler için şükran duyuyordum. İşte bunların hepsi benim fenomenolojim içinde