urak Çakır’ın öykü kitabı geçtiğimiz nisan ayında Roza Yayınevi etiketiyle raflara çıktı. Yaklaşık 86 sayfa olan kısa öykü kitabı Milenyum Çıkmazı’nın son cümlesi olan “İdeanıza Hoşgeldiniz!” cümlesi sanıyorum ki kitabın neler anlattığına dair küçük bir ipucu olacaktır.
Aşkın ve ayrılığın da kendisine kısa ve uzun öykülerde yer bulduğu bu kitapta, kimi zaman modern zaman insanlarının kazanmayı umdukları savaşın çoktan kaybedildiği ya da ne zaman başladıklarını bile bilmedikleri bir dünyada yaşadıklarını anlatıyor. Okuyucuyu kendisiyle yüzleştirmeye çalışırken aynı zamanda hayatın acımasızlığından dem vuruyor Burak Çakır.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen 2012’den beri dergilerde yazdığından, çok fazla acemiliğini görmüyorsunuz. Özellikle uzun öykülerinin gidişatı akıcı ve kullandığı dil okuyucuyu yormuyor. Adeta duygu haritamızı çıkarıyor gibi hissettiriyor; insanlığın dengesizliğini, mutsuzluklarını, ilk aşklarını ve mükemmelliyete olan tutkusunu anlatıyor.
“Ancak uyumak sadece fiziksel bir özgürlüktür, zihin ölmedikçe durmuyor.”
Okurken bazı hikayelerin birbirine benzediğini fark ediyorsunuz, sanırım eksi yönlerinden birini bu olarak düşünebiliriz. Özellikle mükemmele ulaşma çabasını anlattığı son ve en uzun hikayesi kitapta beklentimi en çok karşılayan hikaye oldu. Öykülerinde üstünde durduğu konulara çoğu hikayede sıkça rastlansa da, bu eksiyi, öyküyü kendi cümleleriyle özgün yaparak artıya dönüştürmeyi başarabilmiş yazar.
Kısacık bir hikaye kitabı olan Milenyum Çıkmazı, günlük sorunlarınızı bambaşka bir dilden ve başka bir bakış açısıyla okumak istiyorsanız, tam size göre bir kitap. Bir solukta okuyup bitiverecek ve yazarın diğer yazılarını merak etmenize sebep olacak.
Elçin Ceylan