Babamdan o kadar korkuyorduk ki, ondan nefret edemiyorduk. Büyüyünce de insanın gönül kırıklığı ağır basıyor, yine nefrete sıra gelmiyor. Evimizin bir yerinde aile içi kör şiddeti gösteren bir sayaç olsa, infilak ederdi muhakkak. [Korku, beraberinde daima başka şeyler de getirir: Dilimdeki tutukluğa da babamın terörü sebep olmuştu kuşkusuz.]