ONTOLOJİ
Ocağım vardı, odunum yoktu; sonra, odunum oldu, ama ocağım yoktu; derken, hem ocağım oldu hem odunum; şimdiyse ne ocağım var ne odunum—
-böylece, bütün olası olanakları gerçekleştirdiğime göre de,
ileride yeni bir olasılığın oluşma olanağı, yok...
O, tek başına, orada-burada gezinir, olmadık yerlere gidip çıkar, arar— sen herhalde bunu aradığını bilmediğim gibi— dolayısıyla— aradığını bulabileceğini de— zaten—bilmez: öylesine ve yalnızca, aramadır onun araması— gidip çıktığı yerler, saptanmamış, belirlenmemiş— işte—bilinmeyen yerler olduğundan da tehlikeli yerlerdir.
KASIM AYINDA ARTIK SİNEK OLMADIĞI DÜŞÜNÜLMÜŞTÜR —
HELE KELEBEK, ARI, HİÇ...
Kim döller peki
Malta Eriği'nin o
çiçeklerini?
Fahire'den itiraz: "Sana ne kardeşim —ne karışıyorsun Malta Eriği'nin cinsel hayatına, sabah sabah!?... De get — işin mi yok senin?!..."