Ahmet

Ahmet
@sorgula
Sultan Abdülhamid Han 31 Mart Hadisesi ile alakalı görülerek bir darbe sonucu saltanattan hal edilirken yerine Mehmed Reşad Han 27 Nisan 1909da tahta çıkarıldı. Bu sırada hanedanın en yaşlı üyesi olup 65 yaşında idi. Trablusgarp’ta vatan savunmasına koşan subaylar arasında önde gelen isimler Binbaşı Enver Bey, Kolağası Mustafa Kemal Bey, Fuat Bey (Bulca), Nuri Bey (Conker), Ali Fethi Bey (Okyar), Halil Bey (Kut), Nuri Bey (Killigil, Enver Bey’in kardeşi), Ekrem Bey (Recep Paşanın oğlu) ve Albay Neşet Bey idi.. Bu subaylar resmen hükümet tarafından gönderilmiş değildi, gönüllü olarak geçmişlerdi.İtalyanlar Libya cephesini çökertemedikleri gibi ellerindeki yerleri tutmanın da zor olacağını anlamışlardı. Bu itibarla Osmanlı Devletini barışa zorlamak ve Senusilerin gücünü kırmak için savaşı diğer bölgelere kaydırmaya karar verdi.i Rodos şehrini ve On İki Adaları işgal etti. Bu sırada Balkan Savaşının patlak vermesi sebebiyle Osmanlı Devleti, Eylül 1912’de İtalya ile müzakere masasına oturdu.Yapılan muahedeye göre Trablusgarp vilâyeti ile Bingazi sancağı İtalya’ya bırakıldı. Bu şehirlerde sadece hutbede padişahın adı anılacak ve padişah ülkeye bir saltanat naibi tayin edecekti. Bütün kadıları, Şeyhülislâm seçecek ve bunlar maaşlarını İtalyanlardan alacaklardı. Vakıfların idaresine İtalyanlar hiçbir şekilde karışmayacaklardı. Rodos ve Oniki Ada boşaltılıp Osmanlıya geri verilecekti. 8 Ekim 1912’de Karadağ, Osmanlı Devletine harp ilan ederek İşkodra üzerine taarruza başladı. Ardından 13 Ekim’de Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistanı da Osmanlı Devletine kabulü imkânsız bir nota verdiler. Notada bilhassa Osmanlı Devletinin bütün askerî birliklerini Makedonya’dan çekmesi isteniyordu ki kesin savaş sebebi olacağı belli idi.Karadağ’ın bu savaştaki genel askerî amacı İşkodra ve
Reklam
2. Abdülhamid Han'ın, Meşrutiyet'i paşaların baskısı ile mi yoksa kendi arzusu dahilinde mi ilan ettirdiği meselesi tartışmalıdır. Abdülaziz Han'ı tahtından alaşağı ederek müessif hadiselerin yaşanmasına sebep olan darbecilerin arzusu, muhakkak ki Meşrutiyet idaresine geçmekti. Hatta saltanata geçirmeden önce Abdülhamid Han'a da bu konudaki fikrini sormuşlardı. Abdülhamid Han ise deneyip görmek gerektiğinden bahsetmişti. Rusya, şark meselesini halletmek ve Osmanlı tebaası Hristiyanları korumak iddiasıyla 24 Nisan 1877'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Böylelikle Türk tarihine 93 Harbi olarak geçen ve Osmanlı Devleti için büyük bir yıkımla neticelenen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi başlamış oldu. Plevne'nin düşmesi Rus kuvvetlerine İstanbul yolunu açmış bulunuyordu. Grandük Nikola, Edirne üzerine yürürken; "Hiçbir şeyin önünde durmamak üzere, İstanbul'a yürüme emrini aldım ve yürüyeceğim" sözüyle ilerlemişti. Edirne'ye geldiğinde de, "Tanrı'nın izniyle Rus armasını Çarigrad (İstanbul) duvarlarına yapıştıracağım" diyordu. Ayastefanos Antlaşması Panslavizm siyasetinin kesin bir zaferiydi.Ayastefanos Antlaşması Osmanlı Devleti için tam bir yıkım olmuştu. En acı tarafıysa, Osmanlı'nın bu savaşta büyük insan kaybına uğramasıydı. Diğer taraftan devlet, tarihinin en büyük yenilgisini alarak mali bakımdan da adeta iflasa sürüklenmişti. Nitekim çok acı bir şekilde, Rusya'nın tazminatı toprak verilmek suretiyle karşılanmıştı. Ali Suavi, yanına aldığı yüz kadar adamıyla birlikte, kendilerine mani olmak isteyen askerlere silahla karşı koyarak Çırağan Sarayı'na girmeye muvaffak oldu. Yedi-Sekiz Hasan Paşa, Ali Suavi'nin adamlarını bertaraf edip kapılara nöbetçi diktikten sonra yanına aldığı birkaç adamıyla birlikte sarayın üst katına çıktı. V. Murad'ın iki kişinin kolunda
2.Mahmut Dönemi : 2.Mahmud Han, Alemdar Mustafa Paşanın Babıali Baskını neticesinde hal' edilen ağabeyi 4. Mustafa Han'ın yerine saltanata geçti.Padişah, Osmanlı ananesi gereği Babüssaade önünde yapılan biat merasiminden sonra mühr-i hümayônu Alemdar Mustafa Paşaya teslim etti. Osmanlı Devleti'nin maliyesi hayli bozulmuştu. Yağmalamalar ile iyice boşalmış bir hazine vardı. Ordu dağılmış, sadece yeniçeriler ile sipahiler kalmıştı. Deniz kuvvetleri zayıftı. 3.Selim Han'ın yaptığı bütün icraat, bir sene içinde perişan edilmişti. Alemdar Mustafa Paşa başkanlığında, ayanlar, devlet görevlileri ve askeri temsilcilerin katılımıyla Kağıthane'deki Çağlayan Köşkü'nde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Müzakereler sonucunda, merkez bürokratlarıyla ayanların bir kısmı arasında, Sened-i İttifak (Uzlaşma Metni) olarak adlandırılan bir metin kaleme alındı (7 Ekim 1 808). Ardından 2. Mahmud Han'ın onayına sunulan bu metin, padişahın hatt-ı hümayunu ile resmen geçerli ve bağlayıcı siyasi bir belge niteliği kazandı.Bu anlaşma; ayanların, Padişah'a sadakatlerini göstermeleri ve biat etmeleri değil de kendi nüfuzlarını resmi bir vesika ile kabul ettirmeleri anlamına geliyordu. Devletin kendi iradesi dışında gelişen olaylar sonucunda, zor durumda kalarak imzaladığı bu ittifak sebebiyle Padişah 2.Mahmut ciddi manada üzülmüştür. Sened-iİttifak imzalandıktan birhafta sonra Sekban-ı Cedid ocağı ıile yeniden askeri ıslahata girişildi. Bu girişim bilhassa gücünü pekiştirmek isteyen Sadrazam Alemdar Mustafa Paşanın arzusuyla ve ayanların gücüne dayanılarak yapılıyordu. Güya Sultan 3. Selimin kurduğu Nizam-ı Cedid ihya edilecekti. 400 yüz kadar yeniçeri ayaklanarak Babıali'yi kuşattı. Alemdar Mustafa Paşa teslim olmaktansa orada bulunan cephaneliği patlatma yoluna giderek beş yüz yahut
Peygamber Efendimiz' in "El mer'ü mea men ehabbe" (Bu dünya da kimi seversen, ahirette onunla beraber olursun} Hadis-i Şerifi'nin anlamının kalbimizden çıkarılmaması gerektiği bir devirdeyiz. 1. Mahmud Han 13 Aralık 1754 günü hasta olmasına rağmen Cuma namazı için çıkmış ancak dönüşünde atının üzerinde vefat etmişti.Bunun üzerine kendisinden iki yaş küçük kardeşi Sultan III. Osman, 2 derhal saraya davet edilen devlet erkanı, ulema ve ümeranın biatiyle, tahta cülus etti . 3.Osman Dönemi: Sultan III. Osman'ın tahta çıktığı 1755 kışı çok şiddetli geçti. Nitekim cumartesi günü Haliç dondu ve deniz yol oldu. III. Osman Han'ın tahta çıktığı sene de doğal afetler bitmek bilmiyordu. Bu kez İstanbul'u büyük bir yangın sarsacak ve tarihe Harik-i Kebir (Büyük Yangın) diye geçecekti 1. Mahmud Han devrinde yapımına başlanan cami, yedi sene sonra tamamlanarak "Nuruosmaniye Camii" adıyla 5 Aralık 1755 Cuma günü ibadete açıldı. III. Osman Han'ın ölümü üzerine III. Mustafa 30 Ekim 1757 günü sabaha karşı Kafes Kasrı'ndan çıkartılıp Sünnet Odası' na davet edilerek padişahlığı tebliğ edildi. 3.Mustafa Dönemi : Topçu Ocağı'nın teşekkülü için bir Macar asilzadesi olan ve Fransız ordusunda hizmet görmüş bulunan Baron de Tott'tan istifade edildi. Koca Ragıb Paşa, Osmanlı Devleti'ni bu yüzyılda tırnakları sökülmüş bir aslana benzeterek devleti savaşa sokmaktan çekinmiştir.Ragıb Paşa, "Hünkarım! Devlet-i Aliyye'niz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip arslan olduğunu
2.Süleyman Dönemi : Hazinede para olmamasından dolayı Enderun Hazinesi'nde (İç Hazine) ne kadar altın, gümüş, kap kacak, kılıç vs. varsa para basılmak üzere darphaneye gönderildi. Ancak yine de yeterli nakit olmadığından varlıklı kimselerden "imdadiyye'' adı ile vergi alınması kararlaştırıldı ve tahsili için zorbalar görevlendirildi. Bundan dolayı pek çok kimse zulme uğradı. 2. Süleyman tahta çıktığı sırada Benefşe Kalesi hariç olarak Mora Yarımadası elden çıkmış bulunuyordu. Venedikliler Rumları da isyanlara teşvik ederek Orta Yunanistan'da süratle ilerlemeye başladılar. 1687 Eylül ayı sonlarına doğru Mora seraskerinin karargahı olan Atina elden çıktı. Belgrad'ın düşmesi, düşmanın kolayca Balkan Yarımadası'na inmesine sebep olacağından, il. Süleyman Han imdat yetiştirilmesi için fermanlar yolladı. Fakat Yeğen Osman Paşanın kayıtsızlığıüzerine 8 Eylül 1688 de Belgrad düştü.2.Süleyman Han Hafsa'ya ulaştığında Belgrad'ın Maksimilyen kumandasındaki Avusturya kuvvetlerinin eline geçtiği haberini aldı. Büyük bir üzüntü içerisinde ağlayarak, "Emir Allah'ındır' dedi. Fazıl Mustafa Paşa, Niş'ten sonra sekiz günde Belgrad'ın alındığını, Edirneöe bulunan 2. Süleyman Han'a müjdeledikten sonra, kaleyi iyice tamir ettirip içine yeteri derecede asker, mühimmat ve zahire koydu. 2. Süleyman Han, dört seneye yakın (3 sene 7 ay 14 gün) hükümdarlıktan sonra, kırk dokuz yaşında vefat ederek yerine kardeşi 2. Ahmed hükümdar olmuştur. 2.Ahmed Dönemi : Sakız Adasının düşmesi İstanbul'u karıştırdı. Osmanlı merkezine bu kadar yakın olan bir adanın Venedik eline geçmesi, Sultan il. Ahmed Han'ı oldukça fazla üzdü. Belgradla Nemçe üzerine sefer ile meşgul olan Veziriazam ve Serdar-ı Ekrem Sürmeli Ali Paşa'ya bir hatt-ı hümayun gönderdi. Serdar-ı ekremin eline ulaştırılan hatt-ı hümayunda