“Sizin Dünya’da insanlar,” dedi Küçük Prens, “bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar.”
“Bulamıyorlar.” dedim.
“Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir.”
“Doğru,” dedim.
Küçük Prens ekledi :
“Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir…”
“Günaydın,” dedi Küçük Prens.
“Günaydın,” dedi satıcı.
Susuzluk giderici haplar satan bir adamdı bu. Haftada bir hap içtiniz mi artık içecek bir şey aramıyordunuz.
“Bunları neden satıyorsun?” diye sordu Küçük Prens.
“Zamanın boş yere harcanmasını önlemek için. Uzmanların hesabına göre bu haplar alınınca haftada elli üç dakika kazanılıyor.”
“Peki, bu elli üç dakikada ne yapacağız?”
“Canın ne isterse.”
“Keyfimce harcayacak elli üç dakikam olsaydı ağır ağır bir çeşmeye doğru yürürdüm,” dedi Küçük Prens.
“Bir gül fidanının ya da bir turpun filizi söz konusuysa istediği gibi gelişip serpilmesine karışmasak da olur. Ama kötü bir bitkiyse
görür görmez kökünden söküp atmalıyız onu.”