O şiirleri sevdirip tutturanın, örnek şiirler katına yükseltenin, salt o şiire vergi, salt o şiirde bulunan değerler, güzellikler olduğu sanısına kapılır. Onlar gibi yazmaya çabalar. Üstelik, ne yaparsa yapsın, o özendiği şiirlere ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, kendi şiirlerinin onlar kadar sevilip tutulmadığını, işlemediğini görecektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şiiri, kuruluşu içinde kendine gerekmeyen sözlerden, mısralardan yapılan kurtarmayı önemsemektir. Kısacası, konusu, biçimi, anlamı ve öbür bütün öğeleriyle her şiirin, en vazgeçilmez bir oluşta, bir kez yazılması gerektiğini anlamaktır belki. Ne idüğü belirsiz değildir, çünkü bu kavram, şimdiye değin "bütün-bütünlük" kavramı içinde düşünülmekteydi. Sir içi gerek-liligi kavrami, bu bütün kavramina, daha genis, daha aydinlik bir anlam, daha bir sorumluluk getirmektedir.
Hiçbir ozanın kendi şiirini açıklamakta herhangi bir eleştirmeciden daha fazla yetkisi yoktur. Olsa olsa bir çeşit şiirin, bir parça daha fazla anlaşılmasına yardım eder ancak.
Ozan, nasıl yazacağını bilmez her zaman, sonunda nasıl yazmış olduğunu görür. Gene sonunda, şiirin karşında ozanın durumu, herhangi bir okuyucundan, herhangi bir eleştirmeciden pek farklı değildir. O da çoğu zaman, herhangi bir okuyucu gibi, pek inandığı ama ancak bazı yönlerini kavrayabildiği bir şiir karışındadır.