—Biz kimseye zarar vermeyiz! Sadece orada duruyoruz Aslında biz seni korumak için buradayız.
—Neyden korumak için?
—Dünyadan.
—Dünya bana zarar mı verecek?
—Dünya her zaman zarar verir. Ama biz kendini koruyabilmen için seni uyarıp olan bitenin farkına varmanı sağlarız. Ben seni karanlıkta kalırsan neler olabileceği konusunda uyarıp çalar saatin bozulursa gecikeceğini ve çok özür dileyeceğini söylemedim mi? Sana bir uyarım daha var. Dünyaya güvenme. Canavarlara güven ve onların söylediklerine kulak ver. Biz işlerin nasıl yürüdüğünü çok iyi biliriz.
Işığın gücünün onun gibi birinin tamamen karanlıkta kalmasına engel olması gerekirdi. Ama o gün etrafinı aydınlatmayı ne kadar denerse denesin bunu bir türlü başaramamıştı. İşte tam o sırada ilk canavarıyla karşılaştı.
Alma ilk kez karanlıkta, hem de tamamen karanlıkta kaldığında ışıkların neden birdenbire söndüğünü hiç anlamadı. Siz Alma'yı anlayabiliyor musunuz, bilmiyoruz ama tamamen karanlıkta kalmak insanı şok eder. Çünkü bir yerlerde her zaman, azıcık da olsa ışık vardır; bir lamba açık kalır, kapı aralıktır, ay ışığı ve yıldızların ışığı panjurların aralarından sızar, elektronik bir cihazın ışığı yanıp söner...
Mutlaka ama mutlaka bir şeyler olur.
Ama o gün bunların hiçbiri yoktu.
Sadece karanlık vardı.
Kocaman
ve sonsuz
bir karanlık.