neden böyle biri olduğumu, bunların neden benim başıma geldiğini, neden sorumluluklarımı yerine getirip gorevlerimi tamamlayamadigimi, beni seven insanlardan neden uzaklaştığımı, neden yalnızlığı anne şefkati gibi benimsedigimi ve neden eş ya da anne olmaya dair hiçbir dürtümün olmadığını anlamaya çalışmadan... bütün katilleri geride bırakmak istiyorum. alışkanlıklarımı ve korkularımı geride bırakıp koşmak istiyorum.
daha fazlası denetimsiz bir kötülüğün kaynağı haline gelecekti. insanın başına gelen de buydu. gözleri kapalıyken gördüklerini onemsemektense ayna tarafından buyulenmisti. oysa iki ayna üst üste kapandığında isiksizliktan yok olan görüntünün yerini hiçbir biçimde yok olmayan zihnin alması gerekiyordu. sonuç olarak insan maddeye hak ettiğinden fazla değer verdiği sürece mutsuz olacaktı...
mutlak dengenin gerçekleşmesi için gerekense maddenin ya da bedenin yerini zihnin almasıydı. bedenin kullanıldığı alanlarin zihne devredilmesi gerekiyordu. bedenin ya da maddenin kullanıldığı alanların asgariye düşürülmesi gerekiyordu. beden yerine zihinle nefret etmek, cinayetleri, beden yerine zihinle sevmekse yalanları azaltacaktı. beden yerine zihinle çalışmak işsizliği beden yerine zihinle var olmak tatminsizligi yok edecekti. tabiki dünya üzerinde bedene ayrılmış alanlarda vardı. hatta bunlar bedenin üzerindeki işaretlerle belirtilmişti. beş duyu ve cinsellik. hepsi bu. dünya üzerinde bedene ayrılmış yer bu kadardı.