Salih Pirçek

Salih Pirçek
@spircekk
Öldüğünüzde gün batımlarını seyredemeyeceksiniz.
Kafamın içi susmuyor insanı yavaşça tüketen bir hâl bu biraz yürüyeceğim hatta koşmam gerekiyorsa koşacağım kimselerin bilmediği kimseleri tanımadığım yerlere gideceğim ilk önce otogara uğrayacağım ayrılık ve hüznün fotoğrafını çekeceğim oldum olası durakları ve otogarları sevmedim, çünkü en acı vedalar oralarda neyse nereye gideceği bilmediğim mazot kokan bir otobüse sonra trene bineceğim bilmediğim o diyara vardığımda faytonla kasvetli sokakları gezeceğim sokaktaki kimsesizlerin yalnızlıklarına misafir olacağım kendimi yalnız hissetmemek için yanımda en sevdiğim radyomu alacağım, çatlağı biraz cızırtı yapanlardan sanki ses değil de hatıra çalıyor anteni tutturmak için uğraşırken tesadüfen eski bir Kürtçe parçaya denk geleceğim Şakiro’den Kekê Xiyaseddin ya da Şeroye Biro’dan Hekimo olabilir şarkı bana bir dil değil bir yurt gibi gelecek çantama birkaç kitap atacağım Mehmet Uzun’dan Nar Çiçekleri belki Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık bir de dünya klasikleri arasından Camus’nün Yabancısı ya da Dostoyevski'nin Suç Ve Cezası okur muyum bilmiyorum ama orada olmaları yeter insan bazen yalnız olmadığını bilmek için sayfaların ağırlığına ihtiyaç duyar vardığım yerde faytonun tekeri taşlara vururken akşam çökecek sokak lambaları yarım yanacak kimsesizlerin sessizliğine oturup dinleyeceğim belki kafam susmayacak hemen ama sesini kısacak o an anlayacağım kaçmak değil bu kendime doğru yürümek ve yol ilk kez beni yormayacak. 18 Aralık’ı 19 Aralık’a bağlayan gece S.P
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
senin çocukluğuna yaslanıp sevmek istiyorum, en masum yerinden, en kırılgan halinle. elimde tutamadığım bir uçurtmanın göğe karıştığı an var ya, işte öyle bir teslimiyetle. elimden kayıp gitmene razıyım, yeter ki sen orada mutlu ol.
1000Kitap
çocukken bitişik meyve yediğin kişiyle cennette buluşursun demişlerdi. bugün nedense bu geldi aklıma. böyle pencere açıkken perdeyi havalandıran bir rüzgar öğlen vakti yoklarken, yaşamanın güzel yanlarını düşünmekten başka çare kalmadığında: yaşamak umrumdadır. ve sevmek şimdi, senle cennette buluşacağımız o bitişik eriği paylaşmak gibi bir şeydir. S.P
1000Kitap
Bazen oturup eskiyi mülahaza etmek insana ders verir.
Bazen, zamanı geriye sarıp geçmişin o saf ve güzel haline dokunmak istiyorum. Bir çocuk gibi, ellerimle sevip, duygularımın arasında kaybolmak... Her şeyin büyük ve anlamlı olduğu zamanlarda. dertler çocukken çok küçüktü, öyle ki bir anlık mutlulukla her şeyi unutur, sadece gülümsediğimde dünyayı unutmuş hissederdim. O anlarda yaşam öyle samimi, öyle gerçekti ki, sanki sonsuza kadar devam edecek gibi hissederdim. Bir uçurtmam vardı aslında çok uçurtmam vardı ama o çok ayrıydı, rüzgarın hafifçe yakaladığı, gökyüzüne selam veren. O uçurtma elimden kayıp gitmişti, ama bir acı hissetmemiştim. Tam tersine, o kaybolmuş uçurtmanın gökyüzüne doğru yükselmesiyle bir huzur kapladı içimi. Orada, yukarıda, o da daha mutlu oluyordu belki. Bir çocuğun saf, telaşsız neşesi gibi hayatın ne kadar basit ve güzel olduğunun hatırlatıcısı. O anı kalbimde sakladım, her şeyi sarmalayan o huzuru. 29.05 S.P
Alıntı