Mükemmel, etkileyici bir anti-kapitalist
kitap ile karşınızdayım.
Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Aylardır okumak istediğim ama sürekli erteleyip başka kitaplara öncelik verdiğim ama sonunda bitirip iyi ki okumuşum keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitap oldu benim için.
Spoiler vermeden bahsetmek istiyorum. Ülkenin kapitalistliğe boyun eğdikten sonra tarımda makineleşmeye gidilince işsiz kalan köylüler daha sonra evsiz kalıp doğup büyüdükleri topraklardan gitmek zorunda kalan geniş bir aileyi okuyacağız. Büyükbaba, büyükanne, anne, baba, Tom, Al, Noah, Ruthie, Winfield ve onlara daha sonda katılan çiftleri ve en başından beri yanlarında olan ve benim de kendime en yakın bulduğum karakter Papaz Casy ile acıklı, yorucu, üzücü uzun bir macera okuyacaz.
Başkaldırmaya toplum ezilmeye mahkûmdur. Başkaldıran birinin arkasında biri daha varsa çok güçlüdür ama o eğer tek ise hiçbir şeydir. Yazar özellikle bazı kısımlarda toplumun aslında ne kadar büyük bir rol oynadığını bütün gücü elinde barındırdıklarını ama bu gücü sadece bir birlik içinde ihanetsiz tek bir amaç doğrultusunda hareket ettikleri takdirde istediklerini alabileceklerini ve yön verecek kadar da söz hakkına sahip olabileceklerini sürekli dile getiren yazar benim de en haz aldığım kısmıydı kitabın.
Kitap ne kadar yıllar önce yazılmışsada günümüze de ışık tutuyor. O aileyle birlikte aynı duyguları hissediyorsunuz.
Bir murakami hayranı olarak ben yazım dilini çok beğendim ve o aileden biri olarak kitabı bitirdim.
İyi okumalar.