"...İlim, aşkla yoğrulduğu zaman yollar kısalır canlar.Biz kendimizi zora koşarken, nefis atının dizginlerini şeytanın eline veririz. Onlar da diledikleri yere gönül hoşnutluğuyla çekerler bizi. Ama bilin ki, doğrudan yana olan taraf değildir bu asla. Biz, ben dedikçe, gerçekten ben demeye layık olan O'na haksızlık ve saygısızlık etmiş olmaz mıyız? O sebepten ilmi aşk çeşmesinden sulayabilmeliyiz. Vahdet-i Vücud'a ancak böyle ereriz. Zira âşık, mâşukunda yok olandır. Onunla bir olandır. İstese de O'ndan başka varlık göremeyendir. "
Hitabet yeteneği; ilim adamlarının yanına cahil olarak varmakla, zahitlerin yanına dünyayı bırakarak gitmekle, İrfan ehlinin yanına varınca da susmakla elde edilir...
Bazı şeyler yavanlaştığında, bizim için sıkıntı ve utanç verici olduğunda, artık yeterince mutlu etmediğinde, onları inkâr etmeye başlarız; fakat aradığımız cevaplar hep oradadır...