“Bir gün Atatürk’ün doktorlarından biri bana, “Arkadaşınızı hiç kıskanmadınız mı?” diye sordu. Bir süre samimiyetle düşündüm ve ona şöyle cevap verdim: “Belki ilk zamanlar ben niye onun kadar önemli olamıyorum diye düşünmüşümdür. Ama sonra emin olun böyle bir duyguya kapılmadım. Bu duygu şuna benziyor: Ağrı Dağı’nı kıskanabilir misiniz? Ya da gökten geçen bir bulutu? Ya da denizi? Mustafa Kemal’i kıskanmak, işte o kadar akıldışı bir şey benim için.””
“O halkının babasıydı, Atatürk’tü. “Mustafa” olarak doğmuş, “Kemal”le büyümüş, “Paşa”yla tanınmış, “Gazi”yle lider olmuş ve sonunda “Atatürk”le halkın atası kabul edilmişti.”