"..Hayatın içindeki her başlığı,zaman gibi bir belirsizliğe bırakıyor olmamız yorucu ve anlamsız geliyor. Bir kere de tam bir doğru olsa her şeyi keşke. Tonlarca seçenek içerisinde kendinden başka herkesi düşünmek zorunluluğu yorucu.."
"..Babalar gider inanışım,diğer çocukların babalarının çocuklarına yaptıklarını görmemle yıkıldı. Baba nasıl olmalı sorusunu hiç cevaplayamadım. Ben nasıl bir baba olurum sorusunu ise sormaya bile yeltenmedim. Kılavuzu olmayan bir babanın,babalık topraklarını hiç tanımadığından olsa gerek çocuğuna da yol gösteremeyeceğini biliyorum. Çocuğumun hayatından,antik çağlardan kalma bir ören yeri gezer gibi bilincsizce geçemeyeceğimi biliyorum.."
"..Sadece akşamları rahat bir nefesle kendi halimde kalabiliyorum. Sessizlik,geçmiş eylemlerimi ayrıştırırken rota çizmemi sağlıyor. Duygularım çekiliyor. Sağlıklı olup olmadığını,edindiğim bilginin doğru olup olmadığını irdelemiyorum. Şu an sadece ilerlemek için güzergaha ihtiyacım var.."
"..Geçmişin bir yerlerde olduğu gibi durduğunu,akmadığını ve bizi beklediğini sanmamıza gülüyorum. Askıda asılı kalmış örgü bir hırka,duvar sıvanmamış bir çatlak,bahçeye ayaktan çıkarılırken gelişi güzel fırlatılmış bir terlik,salon vitrinini süslemeye devam eden bir dantel,yere serili duran lekeli bir kilim,mutfak tezgahındaki bir tabak,içi yarı su dolu bir bardak sadece yanılsama. Geçmiş yok. Zamansız yaşamaya devam eden sadece eşyalar. Benim uzamış boyum,büyümüş ellerim,uzamış sakallarım,Cennet teyzenin çürümüş dişleri ,aşörtüsünün altından sızan beyazlamış saçları ve yüzündeki kırışıklıkları zamanın durmadığının kanıtları.."