Bu eski bir aşkın tazelenmesi... Evet, bu muhabbet, eski zevceme olan sevgimin aynı; çünkü o, merhumeye o kadar benziyor ki, bunu gördüğümde onu görmüş gibi oluyorum ve ona olan aşk-u muhabbetim buna intikal ediyor.
Ah zavallı kadınlar neler çekerlermiş! Biz erkekler onları kukla gibi kullanıyoruz. Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluyoruz. Bu ne rezalet! Ne küstahlık! Bir erkek, tanımadığı bir başka erkeğe rast gelse yüzüne bakmaz, söz söylemez, lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına rast gelince, gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar, kovsalar bile yanından ayrılmaz.
İyi de Fitnat Hanım böyle daima yalnız oturmaktan sıkılmaz mıydı? Hayır! Aksine; Fitnat Hanım kendi dünyası içinde, kendi gergefiyle, kendi dikişiyle öyle eğlenirdi ki, onları bırakıp bir misafirle konuşmak, söz bulmak için kendini zorlamak kendisi için adeta işkenceydi.