birhayırhah

-Muska Hakkında-
İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı işittim, diyordu ki: "Rukyelerde, temimelerde (muskalarda), tivelelerde (muhabbet muskası) bir nevi şirk vardır." Bunu işiten bir kadın atılarak, (İbnu Mes'ud'a): "Böyle söylemeyin, benim gözüm ağrıyordu. Falan yahudiye gittim geldim. O bana rukye yaptı. Ağrım kesildi" dedi. Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh tereddüt etmeden, "Bu (ağrı) şeytanın işiydi, o eliyle dürtüyordu, sana rukye yapılınca vazgeçti. Bu durumda sana Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm gibi, şöyle söylemem kâfidir: "İzhebi'l-bâs Rabbe'n-nâs eşfi ente'ş-Şâfi, Lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yuğâdiru sakamen. (Ey insanların Rabbi, acıyı gider, şifa ver, sen Şafisin. Senin şifandan başka bir şifa yoktur, hiçbir hastalığı terketmeyen bir şifa istiyorum." Ebu Davud, Tıbb 17, (3883).
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Unuttuk...
Allah (cc) "Ey insan! Nedir o kerîm olan Rabbine karşı seni aldatan?" buyuruyor.   Biz bu kelamı yıllarca bir ninni gibi dinlemeyi tercih ettik. Uyuduk uyuduk ve artık bu uykunun cezası olarak karşılaştıklarımızı bir şaşkın ördek edasıyla izliyoruz. Dünyanın çivisi çıktı diyebiliriz artık ne dersiniz? Her yerde afetler, feryat edenler, kaybolup giden umutlar mutluluklar, küçücük yürekleri acıyla dolanlar, birlik olamayan bir ümmet ve bunlara seyirci olan biz..."aa öyle mi olmuş çok üzüldüm" deyip bir gün sonra hatırlamayacak olan biz...   Ne kadar unutkanız, aceleciyiz ve nankörüz. Kem kümü yok yalnızca kendimizi kandırıyoruz.   Zaman geçiyor ve saat yaklaşıyor. artık ilerlemekten başka çaremiz yok.  Rabbimizi unuttuk. Tertemiz ehli sünnet yolundan uzaklaştık, bidatlere saptık .Bir süre sonra umursadığımız şey İslam değil, hevesatımız oldu. İster makam deyin buna, ister Allah'tan çok sevdikleriniz, ister güç gösteriniz, ister kendinizi içinde dünyanın en mükemmel insanı sandığınız taifeleriniz.   Sonsuz Rahmet sahibinin merhametini, sevgisini bir kenara itip yerine neler neler koyduk. Rabbimizden çok sevdiklerimiz bizi yarı yolda bıraktı. Ondan gayrısına aşırı sevginin mukabilinde de yüreğimizde geçmek bilmeyen bir burukluk kaldı. Kendi ellerimizle yaptık bunu.  Sen şu taifedensin ben buyum diye diye kalpler kırdık. İşin kötüsü bir övünç sebebi gördük bunları. Tekfirden sakınmadık. Artık biz bir bütün değiliz. Parçalanmış ve bunu yine kendi ellerimizle yapmış bulunmaktayız. Ümmet birlik olamadığı için şimdi masumlar ve mazlumlar acı çekiyor. Bizler bu kadar mı unuttuk müminlerin bir vücut olduğunu. kendimize hançer saplamaktan ne zaman vazgeçeceğiz. Ne zaman insanları bir taraftar olarak görmekten kurtulup onların yüreklerine dokunmayı imanlarını kurtarmalarına