“Bence hiç beklemeden sevdiğinizin yanına gidip özür dilemelisiniz efendim. Başından beri haksız olan taraf sizdiniz.”
“Özür dilemek mi?”
“Evet efendim, özür dilemelisiniz.”
“Biliyor musun, bu dünyada en çok kendimden özür dilemek isterdim Hermes.”
“Neden efendim?”
“Çünkü en büyük haksızlığı kendime yapmışım bilmeden
“Ayrıldıktan sonra Gülay'ı hiç aradınız mı efendim?”
“Aradım Hermes; ama aradığım hiçbir yerde Gülay'ı bulamadım.”
“Gülay'ı nerelerde aradınız efendim?”
“Caddelerde, sokaklarda, eskiden birlikte el ele yürüdüğümüz parklarda, çay içtiğimiz bahçelerde... Beykoz'da, Beyazıt'ta, Garipçe 'de, Sultanahmet'te… Yok Hermes, yok... Aradığım hiçbir yerde yok!”
“Ama siz Gülay'ı yanlış yerlerde aramışsınız efendim!”
“Ya nerede aramalıydım Hermes?”
“Yüreğinizde… Bir tek yüreğinizde bulabileceğiniz şeyi, başka adreslerde aramışsınız efendim.”