Yağmur yağdı bugün Gülay. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağdı. Herkes ıslanmamak için bir yerlere kaçıştı. Kimileri bir çardağın altına, kimileri altgeçidin altına… Ben kaçmadım yağmurdan. Yağmurun altında, ellerim ceplerimde, eve kadar salına salına geldim. Sırılsıklamdım; ama içim, bir çocuğun yağmurun altında oynaması gibi tuhaf bir neşeyle doluydu.
Toprak kokusu… Ciğerlerime kadar hissettim o güzel kokuyu. O koku senin kokundu sanki Gülay. Bahar yağmuru sonrası o güzelim toprak kokusuydu kokun. Elimde bir kitap vardı. Nazım'ındı sanırım. Sırılsıklam oldu. Ama ben elimdeki o kitabı, yol boyunca elinmiş gibi düşledim. Anlayacağın bugün yağmurun altında elele gezdim seninle, sen olmadan sevgilim.