“Çiçek hiç yorulur mu çiçek olmaktan Hermes?”
“Sanmam efendim.”
“Ya bir insan… Yorulur mu insan olmaktan?”
“Yorulmaz herhalde efendim.”
“Ben yoruldum Hermes insan olmaktan. Önce toprak olup, sonra da çiçeklenmek isterim, herhangi bir dağın yamacındaki ulu bir çınarda.”
“Yaşadıklarınıza aşk kazası deyip, hayata kaldığınız yerden devam edebilmeliydiniz efendim.”
“Bu aşk kazasında ölmeliydim Hermes; ama bir mucize oldu ve ölmedim. Lakin insanın yaşarken gözünün arkada kalması, ölümden de beter bir şey...”
“Aşk nedir efendim?”
“Duygunun ve mantığın çatışmasına aşk denir Hermes.”
“Başka efendim…”
“Bakarken kıyamadığın ve doyamadığın bir duygudur aşk Hermes.”
“Daha başka efendim…”
“Gülay'ı her gün görmek istemekti bendeki aşkın anlamı Hermes.”
“Daha da farklı bir yorum istiyorum efendim.”
“Eksik bir yanını tamamlamakmış insanın aşk dediği şey Hermes.”
“Daha da farklı efendim…”
“Karşılıksız sevmeye aşk denir Hermes.”
“Daha, daha da farklı efendim…”
“Bir bedende iki yürek taşıyabilmektir aşk Hermes.”
“Daha, daha, daha…”
“Canın cehenneme Hermes!”
“Aşk olsun efendim
Seni unutmam gerekiyordu. Kendimi hatırlamak için seni unutmam gerekiyordu Gülay. İçimde olduğun sürece, ruhumu taşıyacak gücü bulamadım bir türlü ayaklarımda. Ne seni unuttum ne de sensiz yaşamayı başarabildim. Kahretsin Gülay! Kalbimi paramparça ettin,
içinde sen olduğunu bile bile.