Bir şeyler olacak ve bazı şeyler değişecek diye, her sabah bin bir umutla uyanıyorum sigara dumanı kokan yatağımdan. Aynı insanlar, aynı sokaklar ve aynı yaşamlar sıkıcı bir filmi tekrar izler gibi akıyor gözlerimin önünden. Sonra akşam oluyor ve sen yoksun.
Yokluğun… Yokluğun ruhumdaki ve yaşantımdaki her şeyi bir ceset gibi ortada bıraktı Gülay. Gidilmemiş yerler, sohbet edilmemiş insanlar, adı konmamış gizli bakışmalar, sensiz hep yarım kaldı. Her şey yarım kaldı senden sonra Gülay, her şey… Yarım yamalak bir yaşantım oldu senden sonra her dem.
“İnsan, söyleyebildiklerinin toplamıdır.” derler. 'Hayır, bir insan sadece söyledikleriyle değil, söyleyemedikleriyle de anlaşılmalı. Sessizliğim en ağır yanıt olacaktır Gülay'a Hermes.”