Belki de başka kafaların sözleriyle hareket etmekten vazgeçip, biraz da kendi iç sesimizi duymaya başlamaktır. Herkes gibi olmaya çalışırken birey olmanın inceliğini fark
etmektir hayat.
Sevgilimizle ayrıldığımız günkü yaşa dönüp, kendimizi durdurmak istediğimizde, zamanın akışını değiştiremediğimiz, bir ömür hayatımızın kırılma anlarının fay hatlarında yaşadığımız, pişmanlıklarımız, yarım kalmışlıklarımız ve zamanın pişmanlığa evirdiği yanlış kararlarımızdır
hayat.
Sorumluluklarının peşinden son sürat koşarken, uzaktan uzağa sisler arasından belli belirsiz görünen, mezar taşımızın soluk görüntüsüdür belki de hayat.