Yaratmak. Elde tutmak. Yok etmek.
Hinduların bu görevlerden her biri için bir tanrısı vardı. Ben hepsini tek başıma yapıyorum.
Benden önce kimsenin yaratmadığı bir şey yarattım. Ancak dünya buna şahit olmadı ve hiçbir zaman da olmayacak.
Sonra yarattığımı elimde tutmaya çalıştım, tam gücümle ve tüm isteğimle. Acı çekerek, bazen de gözyaşı döküp kurbanlar vererek.
Şimdiyse yok edeceğim. Bana kim karşı koyabilir ki? Eğer hak denen bir şey varsa bu son isteğim yerine gelecektir.
Aslında yaratıcı olarak kalmak, yarattığımdan mutlu olup onu başkalarıyla paylaşmak isterdim. Ancak yok etmenin de kendince derin anlamları var. Çekici yanı tamama erdirmesinde saklı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"... O, benim ailem ve sadece günlük bir takıntı için aileni bir kenara atamazsın. Gerçek aşk böyle bir şey değil. Gerçek aşk kavga ederken bile destekleyici olmaktır. Gerçek aşk doğrular canını yakarken dahi dürüst olmaktır. Gerçek aşk bütün mutsuz anlarda, sonsuz gibi görünen zamanlarda yan yana olmaktır. Gerçek aşk silahlar başını nişan aldığı zaman, o kafeste birlikte olmak ve hayatta kalmanın tek yolunun onun ölmesi olduğunu bilerek onsuz bir hayat sürmeyeceğin için sıkı sıkı sarılmaktır."