Elizabeth Barrett Browning, Aurora
Leigh adlı kitabında çocukken nasıl okuduğunu şöyle anlatır:
kitap okurken
bana bir hayrı dokunur mu
diye düşünmeden okurdum.
Sözüme kulak verin. Kimseye hayrı yok
duygusuz davranmanın - bir kitaba bile,
Ve hesap kitap yapmanın -ne kadar çok
okursan o kadar faydasını görürsün.
Ne zaman ki
Kendimizden geçip
Bütün ruhumuzla balıklama dalarız
bir kitabın derinlerine,
Heyecana kapılarak onun güzelliğinden ve
gerçeğin tuzundan -
İşte ancak o zaman hayrını görürüz kitabın.
Kendimi hala buraya demirli bir göçmen gibi hissettiğimi söylemiştim size, siz de, öylesine, laf arasında şu cevabı vermiş tiniz: Benim çapamsa gittikçe hafifliyor.
Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu.
Babam ölürken onu sık sık çocukluğuna geri götürmeye çalıştım.
Geriye, insanın henüz ölümsüz olduğu, acının henüz gelmediği, ölümle arasında daha aşacağı yılların uzandığı topraklara. Naif bir çabaydı, çünkü bu kuşağın bir çocukluğu olmamıştı.